|
ÇEVREYE
DUYARLILIK İŞLETMELERDE FARKLILAŞTIRMA STRATEJİSİ OLABİLİR Mİ ? Günümüz
işletmeleri genel olarak rekabete neden olan, potansiyel
rakipler, tüketicilerin pazarlık gücü, tedarikçilerin pazarlık gücü,
ikame ürünlerin tehdidi ve rakipler arasındaki rekabet şeklinde
sayabileceğimiz beş gücün etkisi altında kalabilir. İşletmeler bu güçlerden
bir veya bir kaçında, rakiplerine göre rekabet avantajı sağlayabiliyorsa,
rekabet üstünlüğünü de ele geçirmiş olmaktadır. İşletmeler
rekabet gücüyle başa çıkmada, sektördeki diğer rakipleri devre dışı
bırakabilmek için başarılı olacak üç genel strateji yaklaşımını
kullanabilir. Bunlar; ×
Toplam maliyet liderliği ×
Farklılaştırma ×
Odaklanma Toplam
Maliyet Liderliği Stratejileri Maliyet
liderliği, verimli ölçekte faal tesislerin kurulmasını, deneyimlerden güçlü
maliyet düşüşlerinin elde edilmesini, sıkı maliyet ve genel giderler
kontrolünü, küçük müşteri hesaplarından kaçınılmasını ve
AR&GE, servis, satış gücü, reklamlar vs. gibi alanlarda maliyetlerin
en aza indirilmesini gerektirir. Bu hedeflere ulaşmak için, yönetimin,
maliyet kontrolü üzerine dikkatle eğilmesi gereklidir. Bu stratejileri
uygulayan işletmelerin kazançları, müşteri portföyleri ve de pazar
payları genişleyecektir. Düşük
maliyetli bir konum işletmeyi tüm beş rekabet gücüne karşı korur,
çünkü pazarlık, kârları ancak bir sonraki en verimli rakibin kârları
ortadan kalkıncaya kadar aşındırmaya devam edebilir ve rekabet baskısı
karşısında ilk önce, daha az verimli rakipler zarar görür[1].
Farklılaştırma
Stratejileri Farklılaştırma
stratejisinde işletme, sektörü içinde müşterileri için ayrıcalıklı
özellik taşıyan tek şirket olmak için uğraşmakta, alıcılar tarafından
oldukça önemli sayılan bazı özellikleri seçerek bunları gerçekleştirmeye
ve müşteri için önemlerini arttırmaya çalışmaktadır. Bu strateji
ile ürün, eşsiz veya ayrıcalıklı olur. Bu stratejilerin temel hedefi,
ürünün pazarda belirli bir özelliğiyle tek olmasını sağlamaktır.
Dolayısıyla tüketicilerde marka bağımlılığı sağlanmış olacaktır.
Farklılaştırma yapan işletmeler ürünlerini farklılaştırarak, müşterilerinin
oluşan fark fiyatı ödemeye razı olmalarını hedefler. Söz konusu fiyat
farkı, o sektörde maliyet lideri işletmenin fiyatından kuşkusuz daha yüksektir,
ama müşteriler satın aldıkları ürünün bu farkı ödemeye değeceğine
inanır. Bu stratejide işletme sektörde ayrıcalıklı ürün üreten tek
şirket olma avantajını elinde bulunduracak ve bunu korumayı hedefleyerek
farklılığın rantını elde edebilecektir. Farklılaştırma
stratejisinin uygulanmasında üç boyut ya da yol vardır[2].
×
Rakiplere nazaran daha üstün bir tekniğe ve teknolojiye dayanılarak
yapılan farklılaştırma, ×
Kalite iyileştirme çabalarını güçlendirerek yapılan farklılaştırma, ×
Müşterilere sağlanan destek hizmetleri ve satış sonrası
hizmetlerin de rakiplere nazaran daha süratli, etkili, kaliteli vb. bir çalışmayı
gerçekleştirerek yapılan farklılaştırma, Farklılaştırma
stratejisi uygulayan işletmeler bu çabalarını mümkün olduğunca çok
boyutta yapmalıdır. Çünkü ortaya çıkan daha fazla farklılık üstünlük
anlamına gelmektedir. Bunu gerçekleştirdikleri takdirde işletmelerin
rakipleri ile aralarındaki mesafe açılacak ve ürünlerin müşteri
nezdin de çekiciliği güçlenmiş olacaktır. Odaklanma
Stratejileri Özel
piyasaya sahip ürünlere yönelik olarak kullanılan odaklanma
stratejilerinin hedefi şirketin ihtiyacı olanın, ürünün yüksek ama
tek olma özelliğine sahip mi, yoksa düşük maliyetli mi olacağının
belirlenmesidir. Farklılaştırma da olduğu gibi, odaklanmada bir çok biçim
alabilir. Bunlardan farklılaşma odaklanmasında işletme seçtiği alanda
farklılaştırmaya gider. İkinci odaklanma türü olan maliyet odaklanmasında
ise, işletme maliyet üstünlüğüne ulaşmayı hedefler. Düşük maliyet
ve farklılaştırma stratejileri hedeflerini, tüm sektör çapında gerçekleştirmeyi
amaçlamakta iken odaklanma stratejisi ise, belirli bir hedefe çok iyi bir
şekilde hizmet vermek etrafında kurulur ve her bir fonksiyonel politika,
bu düşünce akılda tutularak geliştirilir. Yukarıdaki
stratejilerden birini seçen yöneticiler, rekabete neden olan beş gücün
geleceğini de tahmin ederek, en iyi savunma durumunu, şirketin güçlenmesini
sağlayacak rekabet dengesini, pazarda meydana gelecek değişmeleri ve bu
değişikliklerden rakiplerinden önce faydalanma yollarını
belirleyebilir. İşletmeleri
Çevreye Duyarlı Olmaya İten Nedenler Sanayileşme,
artan nüfus vb. faktörlerin doğal çevre üzerinde yapmış olduğu
olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması için dünyada
ve Türkiye’de giderek artan sayıda işletme,
Çevre Yönetim Sistemlerini oluşturmakta ve çevreyle ilgili
faaliyetlerini sistematik hale getirmektedir. Bu kapsamda işletmeler, çevre
politikalarını belirlemekte, çevre boyutlarını ve etkilerini tespit
etmekte, çevre amaç ve hedeflerini ortaya koyarak çevre yönetim
programlarını oluşturmakta, oluşturulan çevre yönetim sisteminin
gereklerini yerine getirerek sürekliliği ve iyileşmeyi sağlamaktadır.
Ayrıca, çevre konusunda hassasiyeti artan kamuoyu tüketim tercihini çevreye
duyarlı ürünler üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Bu durumda, çevre
dostu işletmelerin ürettikleri ürünlere avantaj sağlamıştır. Böylesi
bir sonuç işletmeleri çevre konusunda her şeyi yapmaya yada konuyla
ilgili yapılabilecekleri desteklemeye sevk etmektedir. Bu çerçevede işletmeleri
çevreye duyarlı faaliyetlere yönlendiren nedenleri aşağıdaki şekilde
sıralayabiliriz[3].
×
Yasal zorunluluklar ×
Çevresel bilinç ×
İşletmelerde sosyal sorumluluk ×
Yetkili Kurumların Politika ve Çalışmaları ×
Uluslar arası Çevresel Gelişmeler ×
Rekabet ×
Maliyet faktörleri Yukarıda
sıralanan faktörlere duyarlılık gösteren ve faaliyetlerini çevreye
duyarlı bir biçimde yeniden tasarlayan işletmeler, piyasa ile iyi ilişkiler
kurmak, müşteri gözünde olumlu işletme imajına sahip olmak, haksız
rekabet fiillerine girişmemek, çevrenin ya da toplumun sosyo-ekonomik ve
sosyo-kültürel alanlarda imarına katkıda bulunmak vb. üstünlükleri
elde edecektir. Çevreye
Duyarlı Uygulamalar ile Farklılaştırma Stratejisi İlişkisi İşletme
ve tüketicilerin çevre konusundaki bilinçli tercihleri yeni pazar
imkanları açacak, yeni ürünlerin geliştirilmesini ve ürünlerde farklılaştırmaya
gidilmesini sağlayacaktır[4].
Çevreye duyarlı uygulamaları dört alt başlıkta farklılaştırma
stratejisi ile ilişkilendirilerek açıklamak mümkündür. Çevreye
Duyarlı Üretim Mintzberg’e
göre ürünlerin
dizaynlarını tamamen değiştirerek farklı bir ürün ortaya
koymak böylece ürünlerin şimdiye kadar ki baskın (dominant) dizayn yapılarından
bütünüyle farklı bir özellik ekleyerek müşterileri cezp etmek farklılaştırma
türü olarak kullanılmaktadır[5]. Mintzberg’in
dizayn farklılaştırmasını, günümüz çevreye duyarlı işletmeleri
hammadde ve enerji kaynaklarının azalması ve fiyatların yükselmesiyle
çevre bilinci dışında da “çevre dostu üretim teknikleri” aracılığıyla
uygulamaktadır. Bu durumda teknoloji, ürün verimi en yüksek olan, en az
yan ürün oluşturan ve üretim sırasında en az enerji gerektiren
teknoloji ile değiştirilmiştir[6]. İşletmelerin
çevre dostu üretim politikaları aşağıdaki konuları kapsamaktadır.
Yeni ve farklı ürünler geliştirilmesi ile yeni pazarlar yaratılması
Yeşil ürünlerin üretimiyle işletme imajının kuvvetlendirilmesi
Halen üretilmekte olan ürünlerin, yapılacak değişiklikler ve
farklılaşma yolu ile geliştirilmesi, çevreye zararlı bir ürünün yeşil
bir ürüne dönüştürülmesi Çevresel
Tasarım İşletmeler
hayatta kalabilmek için müşteri veya halkın gözünde rakiplerden daha
farklı oldukları imajını da pazarlayabilmelidir. Ürün veya hizmetin bünyesinde
veya niteliğinde farklılık yapacak ve müşteri için daha cazip hale
getirecek her türlü çaba bu stratejinin içine girmektedir. Böylece ürünün;
dayanıklılığı ya da sağlamlığı artacak, kullanım güvenirliği
yükselecek ve bundan doğacak riskler azaltılabilecektir. Eğer ürün
kullanıcısının başarısını artıracak bir ana mal ise nihai ürünün
kalitesini yükseltebilecektir. Böylece müşteri rakiplerin ürünlerinden
daha kaliteli bulduğu işletmenin ürünlerini tercih etmiş olacaktır. Bu
farklılaştırma stratejisi çevresel tasarım da; bir işlem veya ürünü çevreyi gözeterek
tasarlarken tüm ürün yaşam döngüsüne dikkat etme şeklinde görülmektedir. Uygulamada,
ürünün üretiminde kullanılan malzemelere, bu malzemelerin geri dönüşümüne,
yeniden kullanılabilirlik kapasitelerine, uzun dönemli çevresel
etkilerine, kullanılan enerji miktarına, ayrıştırma ve yeniden üretim
olanaklarına, ürünün dayanıklılık ve atık karakteristiklerine dikkat
edilmelidir. Bu strateji, çevresel faktörlerin ürün veya işlemin dizaynından
önce veya aynı anda düşünülmesi felsefesine dayanmaktadır.[7] Yeşil
Fiyatlama Çevre
dostu ürünler üreten bir şirketin önemli problemlerinden biri , bu ürünün
benzeri, ama çevre dostu özelliklere sahip olmayan ürünlerle aynı
fiyata mı, daha düşük yada daha yüksek bir fiyata mı satılacağıdır.
Maliyet tasarrufundan kaynaklanan daha düşük bir fiyat, tüketicileri çevre
dostu ürünü satın almaya teşvik edecektir. Ürüne olan talebin fiyata
duyarlı olduğu bir durumda, daha düşük bir fiyat şirket için daha başarılı
bir strateji olacaktır. Fiyat aynı seviyede tutulduğu zaman, ürünün çevreyle
ilgili olumlu özellikleri bir rekabet avantaj unsuru olarak kullanılabilir.
Ürünün fiyatının daha yüksek olduğu durumda ise, hem farklılaştırılmış
yeşil ürünün promosyonuna önem verilmeli, hem de ürün için fazladan
para ödemeye istekli tüketiciler var olmalıdır. Destek
Faaliyetleri Mintzberg’e
göre bu stratejide ürün veya hizmetin kendi niteliğinde bir farklılık
yaratmaktan çok ürünle birlikte müşteriye sunulan destek hizmetlerde
bir farklılaşma yapılmaktadır. İşletmelerde destek faaliyetleri,
tanıtım ve dağıtım faaliyetlerini kapsamında incelenebilir. Çevrenin
korunması için dağıtım politikasıyla ilgili olarak alınabilecek önlemler
arasında, ürün dağıtımının daha az yakıt harcanarak yapılması,
satış noktalarının müşterilerin daha az zaman ve yakıt tüketeceği
şekilde yerleştirilmesi sayılabilir. Ayrıca son yıllarda, kullanılmış
paketlerin, parçaların ve artık işe yaramayacak ürünlerin müşterilerden
üreticilere veya geri dönüşüm yapan şirketlerce geri toplanması
faaliyetleri de önem kazanmaktadır.[8]. Tanıtım
politikaları tüketicinin gözünde “çevre dostu işletme” imajı
yaratmak ve tüketicilere ürün hakkında çevresel mesajlar vermek amacını
taşımaktadır. Sonuç Farklılaştırma
stratejisini kullanan işletmeler, rakip işletmelerin sunamayacağı ayrıcalıklı
ürünlerini alıcılarına sunarak farklı ve yüksek fiyat uygulayabilme fırsatını
kullanabilirler. İşletmeler, kalite iyileştirme çabalarını güçlendirerek
ve rakiplere nazaran daha üstün bir tekniğe ve teknolojiye dayanılarak
yapılan farklılaştırma stratejisi yollarını kullanarak çevreye duyarlılığın
kazandırdığı üstünlüklerden de yararlanabilirler. Ayrıca işletmelerin
çevreye duyarlı farklılaştırma stratejisini kullanarak sağlayabileceği
faydaları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.
Çevreye ilişkin yasal ve diğer kurallar ile gerekliliklere kolaylıkla
uyum sağlanmak,
Çevre korumasında çevre yönetimi sistemlerini kullanarak katkı
sağlayan lider işletmelere verilen teşvik ve ödüllerden yararlanmak,
Hisse sahiplerinden gelen çevre korumasına ilişkin baskılara karşılık
verebilmek,
“Yeşil” ürünler pazarından ve oluşan kardan pay almak,
Sigorta işlemlerinde kirlilik olaylarının kapsam dışında kalması,
Pazar payının korunmasında ve arttırılmasında sağlanan katkılar,
İhalelerde elde edilen rekabet gücü,
Değişen koşullara uyum göstermede elde edilen yetenek artışı. KAYNAKÇA Arthur
A. Thompson ve A. J. Strickland, Strategic
Management Concepts and Cases, Thirteenth Edition. McGraw-Hill Irwin,
2003 Halil
Ünlü, “İş Yönetimi ile Entegre Çevre Yönetimi”, ISO Dergisi, Temmuz 2000 İrfan
Çağlar, “İşletmelerde Çevre Yönetimi ve Çevre Yönetimini Yaygınlaştıran
Dinamiklerin Belirlenmesi”, Standard Dergisi, Yıl 35, Sayı 412, Kasım 1996 Michael
E. Porter, Rekabet Stratejisi Sektör ve Rakip Analizi Teknikleri Birinci Basım.
İstanbul: Sistem Yayıncılık, 2000 Ramazan
Usta, “Çevre ve Çevre Yönetim Standardları”, Standard Dergisi, Yıl 40, Sayı 474, Haziran 2001 Birdogan
BAKI, Ekrem Cengız,” Toplam Kalite Çevre Yönetimi”, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi,
Cilt XXI, Sayı 1, 2002 http://www.bcm.org.tr/content.asp?mfxrm=2&tanim=252
(Çevreye Duyarlı İşletmecilik) http://www.milliyet.com.tr/2001/09/25/isyasami/is01.html
(Derin rekabet) Özlem
TUNA Afyon
Kocatepe Üniversitesi Bolvadin
MYO
[1] Michael E. Porter, Rekabet Stratejisi Sektör ve Rakip Analizi Teknikleri (Birinci Basım. İstanbul: Sistem Yayıncılık, 2000), s.44-58. [3] İrfan Çağlar, “İşletmelerde Çevre Yönetimi ve Çevre Yönetimini Yaygınlaştıran Dinamiklerin Belirlenmesi”, Standard Dergisi, Yıl 35, Sayı 412, Kasım 1996, s 91 [4]
Halil Ünlü, “İş Yönetimi ile Entegre Çevre Yönetimi”,
ISO Dergisi, Temmuz 2000, s36 [5] Arthur A. Thompson ve A. J. Strickland, Strategic Management Concepts and Cases, Thirteenth Edition. McGraw-Hill Irwin, 2003. s.150. [6]
Ramazan Usta, “Çevre ve Çevre Yönetim Standardları”, Standard
Dergisi, Yıl 40, Sayı 474, Haziran 2001, s 55 [7]
Birdogan BAKI, Ekrem Cengız,” Toplam Kalite Çevre Yönetimi”, Uludağ
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt
XXI, Sayı 1, 2002, s. 153-175 [8]
http://www.bcm.org.tr/content.asp?mfxrm=2&tanim=252, (Çevreye
Duyarlı İşletmecilik) |