|
LOJİSTİK
TASARIM VE DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ
Dünya
çok hızlı bir değişim süreci içersinde bulunuyor. Küreselleşme,
bilgi teknolojilerindeki hızlı değişim, artan rekabet, bilinçlenen tüketiciler
işletmeleri değişime zorluyor. Bu trendleri yakalayabilenler ayakta kalıyor,
müşteri tatminini çok daha kolay sağlıyor. Son
yıllarda “Değişim Mühendisliği” global pazarların dinamizmi ile
büyük ilgi uyandırmaktadır. Değişim Mühendisliği kavramı nedir?
Nasıl uygulamalıdır?Lojistik tasarım modelleri
konularını bu çalışmamda
anlatmaya çalışacağım. 1.-
DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ TANIMI
Değişim
mühendisliği; maliyet, kalite, hizmet ve hız gibi günümüzün önemli
performans ölçülerinde çarpıcı geliştirmeler
yapmak amacıyla iş süreçlerinin temelden yeniden düşünülmesi
ve radikal bir şekilde yeniden tasarlanmasıdır.[1] Değişim
mühendisliği yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı gibi dar kapsamlı
düşünülmemelidir. Değişim mühendisliği bir süreçte geliştirmeler
yapmak (reorganization) değildir. Süreçleri performans kriterleri doğrultusunda
yeniden tasarlamaktır. Bu
noktada sürecin tanımını yapmayı faydalı görüyorum. Süreç; insan
gücü, makine, malzeme, teknoloji gibi girdileri daha değerli çıktılar
haline dönüştüren yani katma değer yaratan faaliyet veya faaliyetler
dizisidir.[2]
Bir başka tanımlama ise; tedarikçilerden elde edilen kaynakların,
birbirini izleyen bir dizi aşamadan geçmek suretiyle müşteri için bir
değer oluşturmak amacıyla izlenen adımların toplamına verilen
isimdir.[3]Örneğin;
Şekil 1 ‘de gösterilmiş olan sipariş sürecini ele alalım.Siparişin
yerine getirilmesi müşterinin siparişi vermesi ile başlar.Müşteri
temsilcisi siparişi alır. Sipariş finans bölümüne gönderilerek müşterinin
kredi durumu belirlenir. Envanter kontrolüne gönderilir. İstenen mal
var ise nakli gerçekleştirilir. Yok ise sipariş üretim bölümüne gönderilir.Üretim
yapıldıktan sonra nakil işlemi gerçekleştirilir.
Geleneksel
kurumlarda süreçler kurumun çeşitli birimleri arasında bölünerek görünmez
hale getirilmişlerdir ve temelde yönetilememektedirler.Oysa süreçler işletmelerin
özünü oluşturur, işletmeler süreçler sayesinde müşterileri için
değer yaratırlar. Değişim mühendisliği, performans sorunlarına bölünmelerin
yol açtığını ve performansta çarpıcı gelişmeler sağlamak için
öncelikle süreçlerin ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Süreçler,
yani işlerin yapılma şeklinin tasarımı büyük önem taşır.
Personel akıllı, yetenekli, iyi eğitimli, iyi motive edilmiş ve
performanslarını arttırmaları için teşvik edilmiş olabilirler. Ama
yaptıkları iş kötü tasarlanmışsa işin iyi bir şekilde gerçekleşmesi
olanaksızdır. 2.-
İŞ SÜREÇLERİNİN TASARIMI
Değişim
mühendisliğinin uygulandığı süreçler, geleneksel süreçlerden
oldukça farklı görünür. Süreçler, işletmeden işletmeye farklılıklar
gösterir. Ama genelde Taylorizm Modeli yaygındır, yani, işçilerin çok
az yetenekli olduğu, verilen görevlerin basit olduğu, işlerin daha hızlı
yapılması için süreçlerin parçalara ayrıldığı görülmektedir.Fakat
kolay görevlerin birleştirilmeleri süreci karmaşıktır.İşletmeler görevleri
basitleştirmenin getireceği yararlar uğruna karmaşık süreçlerin yol
açtığı tüm zorlukları ve maliyeti sineye çekmişlerdir. Değişim mühendisliği,
süreçleri basitleştirmenin gerekliliğini savunmaktadır. Aşağıda sıralanan
ilkeler doğrultusunda süreçler yeniden tasarlamalıdır: ·
Süreçleri dışarıdan içeriye doğru tasarlamalıdır. Müşteriler
işletmelerin organizasyon yapılarıyla ilgilenmezler, onlar için önemli
olan kendi ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanmasında gösterilen
etkinliktir. Bu sebeple tüm süreçler müşteriden işletmeye doğru
tasarlanmalıdır. Şekil 1 ‘de verilmiş olan sipariş sürecinde müşteri
için önemli olan nokta; siparişin teslim edilme süresi ve siparişin
eksiksiz, sağlam olarak gerçekleştirilmesidir. Aradaki adımların,
teslimata kadar geçilecek evrelerin hiçbir önemi yoktur. ·
Süreç haritaları oluşturulmalıdır.Süreçler tek başlarına
değil, sistem yaklaşımıyla ele alınmalıdır. İşletmeyi oluşturan
tüm süreçler bütün halinde düşünülerek Şekil 2 ‘deki “beyaz
alanlar” olarak tanımlanmış olan kimsenin sorumlu olmadığı, iletişim
kopukluğunun yaşandığı alanlar iyi belirlenmelidir. Bu alanlar süreçlerin
etkin işleyişini engellerler.
·
Süreçlerin tasarlanmasında performans kriterleri büyük önem
taşır. Bu kriterlere göre tasarımlar yapmak işletmelerin en verimli
çalışma şeklini ortaya koyacaktır. Örneğin; müşteriye bir saat içerisinde
fiyat vermek, 24 saat hizmet verebilecek bir süreç oluşturmak, siparişlerin
10 gün içerisinde teslim edilmesini sağlamak vb. ·
Pek çok iş, bir tek iş halinde birleştirilmelidir.Birbirlerinden
apayrı olan iş ve görevler tek bir iş haline getirilir.Böylelikle süreç
yönetimiyle ilgili genel giderlerin de azalması sağlanır.Şekil 1 ile
verilmiş olan sipariş süreci beş adımdan oluşmaktadır. Şayet
siparişi iletme,işleme ve seçme aşamalarını birleştirerek tüm süreci
tek bir kişiye “müşteri hizmet temsilcisine” verirsek, sürecin işleyişini
oldukça kısaltmış oluruz. Böylelikle müşterilerimizi siparişin ne
durumda olduğunu, teslimatın istenen sürede gerçekleştirilmesini sağlamak
mümkün olur. ·
Kararları elemanlar vermelidir. Yukarıda yeniden tasarladığımız
sipariş sürecinde müşteri hizmet temsilcisi siparişi işlemeyi gerçekleştirirken,
olabilecek aksaklıkları önleme yetkisine sahip olmalıdır.Örneğin;
mevcut olmayan bir sipariş geldiğinde üretim programını yönlendirme
yetkisine sahip olmalıdır. ·
Sürecin içindeki adımlar doğal bir sıra içinde gerçekleştirilmelidir.
Geleneksel süreçlerde 2. işin gerçekleştirilmesi için , 1. iş
tamamlanmak zorundadır. Geleneksel süreçler bu sebeple çoğu zaman
aksaklıklara maruz kalır. Aksaklıkları önlemek için, 1. iş ile 2. işin
aynı zamanda gerçekleştirilmesini sağlamalıdır. ·
Süreçlerin alternatifleri vardır. Birden fazla tasarımlanabilir.
Bu tasarımlardan en uygun ve verimli olanı, performans kriterleri doğrultusunda,
eleme yapılarak bir tasarım seçilmelidir. Farklı tasarımlar değişen
koşullara göre kullanılabilir. ·
İş en mantıklı yerde gerçekleştirilmelidir.Geleneksel
organizasyonlarda iş uzmanlar etrafında organize edilir. Bir işletmede
muhasebe bölümünün kurşun kalem ihtiyacının karşılanması sürecini
ele alacak olursak; orgazizasyonda, satıcının bulunması, fiyat pazarlığının
yapılması, siparişin verilmesi, malların incelenmesi, faturanın ödenmesi
işlerini satınalma bölümü üstlenir. Eğer kurşun kalem satıcıda
varsa ve satın alma kurşun kalem yerine tükenmez kalem alımına karar
vermemişse bir süre sonra ihtiyaç sahiplerine kurşun kalem alınır.
Bu sürecin işletmelere maliyeti oldukça fazladır. Çoğu zaman satın
alınacak malın bedelinden çok daha fazladır. Aynı süreç, satın
alma bölümünün gerekli pazarlıkları yapıp bölümlere uygun satıcıların
bir listesini ve alım yapabilecekleri limitleri bildirerek her bölümün
kalem ihtiyacını kendilerinin karşılamasını sağlayacak şekilde oluşturulabilinir.
Böylelikle daha kısa sürede ve daha ekonomik olarak satınalma yapılabilinir. ·
Bir vaka yöneticisi oluşturulmalıdır. Süreç adımları birleştirilemeyecek
kadar dağınık veya karmaşık olduğunda, vaka yöneticisi, müşterinin
yanında, sürecin gerçekleştirilmesinden sorumlu olmadığı halde,
takip yaparak süreci hızlandırmalıdır. Yukarıda
sıralanan maddeler gözönüne alınarak işletmelerin lojistik tasarımları
yapılmalıdır yada yeniden tasarlanmalıdır. Bir sonraki bölümde
Lojistik Tasarım konusuna değinilecektir. 3.-
LOJİSTİK TASARIM
İşletmeler lojistik tasarımlarını hazırlarken oldukça zorlandıkları gözlemlenmiştir. Lojistik organizasyonla ilgili
güçlükler üç ana nedenden ortaya çıkar[4]: 1-
Lojistik fonksiyonlar çok çeşitlidir ve bu fonksiyonların
organizasyon yapısı içerisinde nerelere yerleştirileceğine karar
vermek oldukça güç olmaktadır. 2-
Etkin bir lojistik organizasyondan beklenen standartların
bulunmaması, tasarımları güçleştirmektedir. 3-
Lojistik faaliyetleri bir bütün olarak işletmenin yerine
getirmekte olduğu üretim, pazarlama ve finans gibi alışılagelmiş bir
fonksiyonunu ifade etmez. Lojistik
organizasyonun temel amacı planlamaları ve denetlenmeleri için lojistik
faaliyetler arasında koordinasyonu sağlamaktır.İşletme yönetimi
genellikle lojistik faaliyet alanlarının karşılıklı dayanışma içinde
bulunduğunu kabul eder. Ancak çoğu zaman faaliyetler arasında “Beyaz
Alanların” çokluğu, koordinasyonun zayıf olduğu gözlenmektedir. Bu
alanların en aza indirilmesi için işletmelerin lojistik faaliyetleri
tek bir organizasyon yapısı altında yapılandırılmalıdır. Lojistik
faaliyet tasarımları işletmelerde yapılan iş ve amaçlara göre farklılıklar
gösterse de, genel olarak lojistik faaliyetlerin organizasyon modelleri
üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır:
3.A.-
Lojistik Fonksiyonların Farklı Bölümlere Dağılması: Şekil
3’ de lojistik fonksiyonları farklı bölümlere dağıtılmış
geleneksel bir organizasyon yapısı görülmektedir. İşletmelerde en çok
karşılaşılan organizasyon modelidir. Lojistik faaliyetler işletmenin
finans, üretim ve pazarlama bölümleri arasında dağıtılmış
durumdadır. Ürün-Pazar tahminleri, müşteri satış sipariş hizmeti
ve tesis içi işlenmiş mal depolama lojistik faaliyetleri pazarlama
temel fonksiyonunun sorumluluk alanı içerisine alınmıştır. Üretim
temel fonksiyonu ise; taşıma, tedarik, depolama, üretim programlama,
materyal yönetimi, hammadde stoklama lojistik faaliyetlerini kapsamın
almaktadır. Envanter yönetimi, sipariş işleme, kredi yetkisi, yönetim
bilgi sistemi ve tesis planlama gibi lojistik faaliyetler de finans temel
fonksiyonuna bağlanmıştır. *
Organizasyon şemalarında işletmenin sadece lojistik faaliyetleri gösterilmiştir. Lojistik
faaliyetlerin işletmenin farklı fonksiyonlarına dağıtılması
durumunda, koordinasyon sağlamak son derece güçleşir. Maliyet
optimizasyonu sağlamak, lojistik faaliyetlerde etkinliği sağlamak oldukça
zordur. Bu tür bir organizasyon yapısına sahip bir işletmede mal akış
yöneticisi yalnızca taşıma giderlerini düşük tutmaya, bu sebeple
daha ucuz fiyatlı taşıma yöntem ve araçlarını seçmeye, düzensiz
ve büyük ölçekli taşımadan yararlanmaya çalışacaktır. Pazarlama
yöneticisi ise; müşteri hizmet düzeyini yükseltmeye ve büyük ölçüde
stok tutmaya çalışacak ve en iyi taşıma yöntemlerinin seçilmesini
isteyecektir. Stok kontrol yöneticisi ise stok tutma giderlerini en aza
indirmeye çalışacaktır. Finans bölümü de kendine bağlı
birimlerden alacak hesaplarını, stoklara bağlanan fonları, faiz ve diğer
stok tutma giderlerini en aza indirmelerini isteyecektir. Üretim bölümü
üretimin devamlılığını sağlamak için malzeme ihtiyaçları nın
uygun ve zamanında tedarikini bekleyecek, taşıma olanaklarının
gerekli hammadde ve malzeme ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasını
isteyecektir. Sonuç olarak lojistik sistem, birimlerin birbirinden
kopuklukları ve temel fonksiyonların istekleri yönünde optimum olarak
işleyemeyecektir. Şekil
4 başlangıç olarak, yukarıda
tanımlanmış olan sisteme değişim çalışması uygulanarak, ortaya çıkması
muhtemel birleşik organizasyon biçimini göstermektedir. Birbirlerinden
tamamen ayrık olmalarına karşın, bu yapıda, fiziksel dağıtım ve
materyal yönetiminin birer fonksiyonel denetim alanlarının bulunduğu görülmektedir.
Seçilmiş bazı lojistik faaliyetler bu yeni kontrol merkezlerinin altında
gruplaşmıştır. Bu organizasyon yapısı bir ölçüde de olsa bütünleşik
lojistik faaliyetlerin işletme içinde geliştiği kabul edildiği için
bir yada iki bütünleşik faaliyet demetinin ortaya çıkması önemli
bir gelişmeyi ifade etmektedir. Pazarlama fonksiyonunda bu faaliyet
demeti müşteri hizmetleri etrafında
merkezleş miştir. Üretim fonksiyonunda ise yoğunlaşma materyal yada
parçaların tedariki ve depolanmasında görülür. Fiziksel dağıtım
ve materyal yönetimi pazarlama ve üretim temel fonksiyonlarına bağlı
bulunmaktadır. Finans fonksiyonu ise; tesis dışındaki mallar
haricindeki tüm stok kontrolü, kredi yetkisi ve tesis planlamasından
sorumlu bulunmaktadır.
Bu modelde göze çarpan yetersizlik, doğrudan stok kontrol
sorumluluğu eksikliğidir. Böyle bir organizasyon yapısına sahip işletmelerde,
taşıma ve stok arasındaki
dengeyi doğrudan yönetme sorumluluğu olmadığından, lojistik
faatiyetlerde tam bir uyum gözlenememektedir. 3.B.-
Lojistik Fonksiyonların Mevcut Bölümlerden Birine Bağlanması: İşletmelerde
bütünleşik lojistik faaliyetler ile ilgili deneyim arttıkça ve
faaliyetlerin organizasyona maliyet faydası sağladığı ortaya çıktıkça
lojistik tasarımda değişiklikler yaşanabilir. Bu modelde lojistik
fonksiyonlar mevcut bölümlerden birine bağlanmıştır ve Şekil 5’
te modelle ilgili organizasyon yapısı görülmektedir.
Modelin
göze çarpan en büyük özelliği, gelişmiş müşteri hizmet düzeyi tüm
işletmenin başarısında önem kazanmıştır. Müşteri hizmet düzeyini
yükseltmek etkin bir fiziksel dağıtım fonksiyonu ile
gerçekleştirilebilir. Bu sebeple modelde lojistik faaliyetlerin
önemli bir kısmı bu fonksiyona bağlanmıştır. Daha çok kolayda
mallar üreten işletmeler de görülen bir organizasyon modelidir.
Fiziksel dağıtım fonksiyonunun ayrı bir yönetime bağlanmasının
sebepleri:
1.- İşletmede fiziksel dağıtım sürecinin satışların önemli
bir bölümünü karşılaması
2.- Fiziksel dağıtımının diğer işletme faaliyetlerini
destekleyen bir birim olarak çalışması
3.- Fiziksel dağıtım sisteminin bütünleşik denetlenmek
zorunda olduğu olarak
özetlenebilir.Modelde fiziksel dağıtım organizasyonuna, işletmenin diğer
fonksiyonlarıyla eşit düzeyde yer verilmektedir. Bütünleşik lojistik
kavramı fiziksel dağıtım ve materyal yönetimi üzerinde ayrık olarak
odaklaşmıştır. Fiziksel dağıtım yöneticisi karın çoğaltılması,
yatırımların geri dönmesi ve varlıkların dağılımı konularıyla
ilgilidir. Oysa etkin bir lojistik organizasyonunda maliyetlerin azaltılması,
optimum noktaların bulunması konuları da önem kazanmaktadır.Bu
sebeplerle organizasyon modeli istenilen etkinliğe sahip değildir. 3.C.-
Lojistik Bölümünün Oluşturulması ve Temel Fonksiyonel Bölüm Haline
Getirilmesi: Bu
organizasyon modeli, tüm lojistik fonksiyonların birleşmesini ve
faaliyetlerin tek bir yönetim altyapısı altında toplanmasını kapsar.
Bütünleşik lojistik kavramının en etkin olduğu organizasyon şeklidir.
Şekil 6 ‘da gösterilen organizasyon yapısına uygulamada ender
rastlanmaktadır. En iyi örneği Kodak ‘tır[5].
Modelde görülen organizasyonun temel amacı; işletmenin en yüksek yararları elde edebilmesi için tüm malların stratejik yönetimini, işlenmiş mal hareketlerini ve depolanmasını sağlamaktır. Sistemin planlanması ve işletilmesi için bilgi teknolojileri çok önemlidir. Böylelikle fonksiyonlar arasında çok daha iyi bir koordinasyon sağlanabilir. Faaliyetlerle ilgili sorumluluk alanları iyi bir şekilde tanımlanmıştır. Temel faaliyetler satın alma, fiziksel dağıtım ve üretim mal hareketleri ve depolamayla ilgili özel nitelikleri ortaya koymada gerekli esnekliği sağlayabilirler. Tüm lojistik faaliyetler bütünleşik bir temel üzerinde planlanmış ve koordine edilmiş olduklarından faaliyetlerle ilgili alanlar arası ortak fırsatlar yaratabilirler.Lojistik destek faaliyetlerini oluşturan beş fonksiyonel alan lojistik hizmetleri temsil etmektedir. Bu faaliyet birimleri lojistik sistemin bütünleşmesini kolaylaştırır. Lojistik kaynak planlaması faaliyetleri planlama ve koordinasyonu sağlamada yönetim bilgi sisteminin tüm potansiyelini kapsama alır. Sipariş işleme sistemi harekete geçirir ve faaliyetlerin tüm aşamalarını denetlemede bütünleşik bir veri tabanı oluşturur. Lojistik kaynak planlaması grubu fonksiyonel planlamadan sorumludur. Fonksiyonel planlar, herhangi bir planlama döneminde dağıtım ihtiyaçları çizelgesini belirlemek için ürün-pazar tahmini, sipariş işleme, stok durumu ve planlanmış ihtiyaçlarla koordine edilmiş olmalıdır. Dağıtım ihtiyaçları çizelgesine bağlı olarak ihtiyaçları planlama birimi, ana üretim programı malzeme ihtiyaç planlaması ve kapasite ihtiyaçlarını hazırlayarak üretimi işler hale getirir. Son aşamada lojistik sistemi planlama birimi uzun dönemli stratejik planlama ile ilgilenir ve lojistik sistem tasarımı çalışmaları ile önerilerin tekrar gözden geçirilmesinden sorumludur. Tüm değişim mühendisliği çalışmaları bu birimde gerçekleştirilir.Lojistik denetim birimi lojistik faaliyetlerin başarısını ölçer ve yönetsel kararlar almak için veri
sağlar. Organizasyon yapısının bu modeli satın alma, üretim desteği ve fiziksel dağıtımı tek bir yönetimin sorumluluğunda koordine eder ve tek bir üst düzey yönetimi altında tüm faaliyetlerin dengelenmesinde en
yüksek koordinasyona imkan tanır.
KAYNAKÇA:
3.
www.danismend.com
Organizasyonu”,T.C.
Anadolu Üniversitesi Yayınları,Eskişehir 1988
H.İbrahim
ERGUNDA (Yazar hakkında: 1974 doğumlu, 1995 Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunudur. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Pazarlama BölümündeYüksek Lisans öğrenimi görmektedir.
Özel bir kuruluşun Ege Bölge Müdürlüğünde Satış Mühendisi
olarak çalışmaktadır.) [1] M.HAMMER&J.CHAMPY “ Değişim Mühendisliği”,Sabah Kitapları,Beşinci Baskı, sh:29 [2] www.danismend.com [3] Prof. Dr. Arman KIRIM “ Farklılığınızı Ölçebildiğiniz An”, Sistem Yayıncılık,Mart 2002,sh:111 [4]Yrd.
Doç. Dr. Necdet TİMUR “ Sanayi İşletmelerinde Lojistik
Faaliyetlerin Organizasyonu”,T.C.
Anadolu Üniversitesi Yayınları, sh:136
[5] Renald H. BALLEU “Basic Business Logistics”,Prentice-Hall Int. Inc.,1987,sh:375
|