|
ÜRÜN
YÖNETİMİ-2 1.7.ÜRÜN
GELİŞTİRME SÜRECİ Ürün
geliştirme çalışmaları, pazar araştırması ile başlayıp, ürünün tasarımı ile
devam eden, üretim süreçlerinin tasarımı ile sürdürülüp, ürünün fiziksel
olarak yapımı ile sonuçlanmayan; ancak pazara sunulup geri bildirim ile
çevrimi tamamlanan bir süreçtir. Bu süreç; aslında ürünün yaşamı boyunca
devam eder.
Yukarıdaki
şekilde de görüleceği gibi, ürün planlamanın ilk görevi, hedef kitlenin istek
ve gereksinimlerini işlevsel olarak karşılayan bir tasarıyı ortaya koymaktır.
Bunu başarmanın yolu, öncelikle tüketicinin ne istediğinin tam ve doğru
olarak bilinmesinden, yani pazar araştırmaları sonuçlarının yaşama
aktarılmasından geçer. Örneğin, tüketici iki eğimli diş fırçasından memnun
değilse üç eğimli bir diş fırçası tasarımı bu gereksinimi karşılayabilir. 1.7.1.1.
Temel Pazar Araştırması Metodları Bir
ürün için farklı pazar araştırması metodları pazar araştırması bölümleri
tarafından uygulanmaktadır. Biz ilk olarak 3 tane farklı ölçme metodunu ele
alacağız: 1.
Pazar Analizinin Payı : Nielsen, SAMI gibi auditing firmaları tarafından
yıllık olarak satışların denetimi ve incelenmesi, ürün için geçmişe dayanan
sağlıklı bir tahmin yapılabilmesi imkanı sağlayacaktır. Genelde pazarlama
araştırması departmanı bu tür auditing hizmeti veren firmaların genel
gidişatı değerlendirmelerinin sonuçlarıyla ilgilenmezler. Ancak yine de, bazı
ajansların araştırma departmanları pazar paylarının gidişatı hakkında
analizler yapmaktadırlar ve tabi ki bu analizden elde edilen veriler
pazarlama araştırması departmanları için çok yararlı olabilmektedir. 2.
Haberdar Olma Ve Tutum Çalışmaları : Müşterinizin üründen ne kadar haberdar
olduğunu ölçmek, ürün hakkındaki tutumlarını ve genel kanılarını onlardan
öğrenmek için yapılan ortak bir uygulama halini almıştır. Bu işlem daha çok
yapılan reklamın ölçüsünü belirlemek için bakılan bir göstergedir. Haberdar
olma genel olarak 2 temel ölçüt yardımıyla ölçülür: a.Yardımsız, bir ürün
kategorisi belirlenir ve müşteriden bu kategorideki ürünlerin isimlerini
söylemesi istenir. b.Yardımlı, müşteriye
birçok ürünün olduğu bir liste verilir ve müşteriye bu listedeki ürünlerden
haberdar olup olmadığı sorulur. Bunlara
ek olarak , müşterilere kendi ürününüz ve de diğer önemli rakiplerin ürünleri
hakkındaki tutumları ve düşünceleri sorulabilir. Sizin aslında asıl ulaşmak
istediğiniz bilgi, kaç kişinin sizin ürününüzden haberdar olduğuyla,
ürününüzün ve yapmış olduğunuz reklamın insanlarda olumlu bir izlenim bırakıp
bırakmadığıdır. Bu bilgiyi elde ederek, yeterli sayıda insana ulaşıp
ulaşmadığınızı öğrenmekle birlikte, gelecekte yapacağınız reklam
çalışmalarında, eğer varsa olumsuz yöndeki düşüncelere hitap edebilir ve
bunları olumluya çevirebilirsiniz. Bu araştırma aynı zamanda size, ürününüzü
mevcut rekabet durumuyla karşılaştırma fırsatı verecektir. Ayrıca bu
araştırma yardımıyla, reklam/promosyon karmasındaki bölgesel değişimleri
ölçebilir ve bu karmada yapılan değişikliklerin, sizin ürününüzün hakkındaki
müşterinin bilincini etkileyip etkilemediğini öğrenebilirsiniz. Bu çalışmalar
sonucunda elde edilen bulgular ve veriler ürün yönetimi stratejilerini çok
büyük ölçüde etkileyecektir. 3.Deneme
İçin Satın Alma Ve Tekrar Satın Alma Çalışması : Bu çalışma
genellikle 2. aşama olan haberdar olma ve tutum çalışmaları ile
birleştirilir. Bu araştırmada amaç kaç kişinin sizin ürününüzü denediğini
belirlemektir. Ölçü olarak (ki bu ölçü satın alma çevrimine bağlı olarak
değişir) genelde hiç denenmemiş, geçen ay içerisinde denenmiş veya geçen 6 ay
içerisinde denenmiş ifadeleri kullanılır (veya bu ifadelerin yerine uzun
süreli kullanılabilecek bir zaman periyodu belirlenir). Tekrar satın alma ise
tabi ki, müşterilerin ne kadar memnun olduklarının iyi bir göstergesidir. Bir
daha gelip satın alırlar mı? Ne kadar sıklıkla gelirler? Satın alma
anlayışları nasıldır? Ürününüz; insanları memnun kılmak ve daha fazla deneme
yapan insan kazanmak amacıyla, ürünün yapısında herhangi bir zayıf nokta olup
olmadığını belirlemek için asıl rakiplerinizle bu yönlerden karşılaştırılır. Bahsetmiş
olduğumuz ölçmeye dayalı bu 3 grup araştırma tekniğinden sonra
inceleyeceğimiz araştırma teknikleri grubu (4-7) ürünün performansını
geliştirmek için uygulanır. Genellikle ölçme tekniklerinden mümkün olduğunca
fazla bilgi edindikten sonra bu geliştirme tekniklerini (4-7) kullanmak daha
iyi sonuçlar verir, ancak yeni ürünler ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız
müşteriler söz konusu olduğunda önce bu geliştirme tekniklerini sırasıyla
uygulamak, bu ürün için yeni bir pazarlama yaklaşımı oluşturmak için en iyi
yol olacaktır. Yeni ürünlerle bu (4-7) geliştirme tekniklerini uygularsınız,
ürün pazara sunulduktan sonra, ilk 3 ölçme yöntemlerini kullanabilirsiniz. 4.
Grup Tartışması Tekniği : Yeni bir müşteri bilgisi alanı (bu alan müşteri
satın alma davranışı, bir ürün kategorisine karşı müşterinin tavrı ve
düşüncesi veya müşteri kullanım alışkanlıkları olabilir) ilk olarak
inceleniyorsa, genellikle grup tartışması yapma yoluna gidersiniz. Burada
10-12 kişiden oluşan gruplar becerikli bir moderator tarafından bir seri konu
hakkında yapılan tartışmada yönlendirilir. Bu tür bir araştırmanın amacı,
müşterinin ürün kategorisini anlaması ve sizin diğerlerinden farklı olan özel
bir ürünü değerlendirmeniz için müşteri yapısını belirlemektir. Ayrıca müşterilerin
bu ürün kategorisi hakkında veya mümkünse sizin ürününüz hakkında konuşurken
kullandıkları lisanı da belirlemek de çok ilginç olmaktadır. Müşterilerin
düşüncelerini belirlemek ve keşfetmek amacıyla yapılan grup tartışmaları
katılımcıların birbiriyle olan etkileşimlerine dayanır ve bir moderator
tarafından yönetilir. Katılımcılar nitel özellikli veri üretirler ki bu veri
daha çok daha geniş bir dünyada neler bulunabileceğinin göstergesi
olmaktadır. Eğer
ürününüz ile ilgili hiçbir araştırmanız yoksa, şiddetle önerilir ki
firmanızın Araştırma Departmanı’nı bir an önce grup tartışmalarına başlaması
konusunda teşvik etmelisiniz. Çünkü müşterilerin ürünü ve ürün kategorisini
nasıl gördüklerini bir gün bilmek ihtiyacını mutlaka hissedeceksiniz. 5.
Fikir Elemek : Grup tartışmasında genellikle, müşterilerin de
ilgisini çekecek ürünün farklı yönlerine ait birçok farklı fikir ortaya
çıkar. Bu fikirler, ürünün yararına olacak birçok yaklaşımı da beraberinde
getirecektir. Bu yaklaşımlarla oluşan fikirler reklam formu şeklinde ortaya
konulabileceği gibi, yazılı fikir ifadeleri şeklinde kartlar üzerine
yerleştirerek de oluşturulabilir. Fikir elemek, yeterli sayıdaki müşteriyi
(en azından 100 tane) belli sayıdaki fikir ile karşılaştırmak ve onların bu
fikirlere olan tepkilerini değerlendirmektir. Bu değerlendirme sonrasında
ortaya çıkacak olan, genellikle en önemli ve dikkat çeken 2 veya 3 tane fikir
olacaktır. 6.
Fikir Değerlendirmesi : Son durumumuzda 2 veya 3 yaklaşıma
kadar alanımızı daraltmış olduk, bir sonraki basamakta ise reklamı
ele alıp bu reklamı, neredeyse hazırlanmış fikrin reklam formuna oturtmaktır.
Fikir reklamları dergilerde gördüğünüz reklamlar kadar fazla satış sağlamasa
da, dergi reklamının getirisine de oldukça yaklaşır. Bu aşamadan sonra her fikir
en azından 100 müşteriye, fikrin ne kadar etkili ve çekici olduğunu
anlayabilmek ve değerlendirmek amacıyla verilir. 7.
Test Etme İşlemi : Bitirilmiş ve de hazırlanmış bir fikir, ürün için temel
yaklaşım olarak belirlenmişse; bu fikir herhangi bir medya aracıyla (tv
reklamıyla, matbaada basılan kağıtların dağıtılmasıyla yapılan reklamla,
gazete reklamıyla ya da dışarıda yapılan tanıtımlarla) gerçek hayata
geçirilir. Burada ana amaç; müşteriler tarafından erken araştırma ve test
aşamalarında beğenilen bir ürün fikriyle, yapılan tanıtım uygulamasının ne
kadar iyi bir uyum sağladığının görülmesidir. Bunu belirlerken de iki ölçüt
vardır: 1. Dikkat (tanıtım uygulamasının farkedilip edilmediğini
belirler) 2. Verilmek istenen mesajı kavrama. Reklam
uygulamaları birçok yoldan değerlendirilebilir. İşte en çok kullanılanlarında
ikisi; a.
Canlı Test: Burada tanıtım genelde çeşitli marketlerde canlı olarak
uygulanır, izlenen yöntemde insanların yapılan bu özel tanıtım programını
izleyip izlemediklerini görmek için çeşitli sesli tanıtımlar ve çağrılar
yapılır. Daha sonra insanlara tanıtımda gördüklerini hatırlayıp
hatırlamadıkları sorulur. Eğer tanıtımı görmüşlerse, görüşmeyi yapan kişi
konuştuğu kişilerin tanıtım hakkında neler hatırladıklarını ve tanıtımın ne gibi
bir mesaj verdiğini araştırır. b.
Dergi Reklamı Testi: Dergi reklamları genellikle dergilerin içine
yerleştirilir. Burada insanlardan önce dergiye şöyle kabaca bir göz
gezdirmeleri istenir, bunu yaptıktan hemen sonra ise dergide gördükleri
reklamlar hakkında sorulara yanıt vermeleri talep edilir. Şimdiye
kadar en başından beri incelediğimiz bu 7 yöntemin yanısıra, pazarlama
araştırmasının daha birçok tekniği bulunmaktadır. Ancak bu 7 yöntem tüm bu
yöntemlerin temelini oluşturmakta ve birçok ürün için uygulanmaktadır. burada
vurgulanması gereken temel nokta daha önce hiç bilmediğiniz ve de
duymadığınız bir çalışma veya test tekniği görürseniz öncelikle; bu
çalışmanın neyi bulmak istediğini sorgulayın, daha sonra bilgiyi nasıl
edindiğini öğrenin ve en sonunda da ne kadar güvenilir bir teknik olduğunu
tespit etmeye çalışın. Eğer bu sorulara olumlu yanıtlar almışsanız, bu yeni
tekniğin diğer mevcut tekniklerle birlikte geerli bir teknik olduğunu
söyleyebilirsiniz. 1.7.2.
Ürün Tasarımı Şirketler,
rekabet piyasasında etkili stratejiler üretebilmenin yolunun, üretim ve
fonksiyon açısından güçlü ürün tasarımından geçtiğini kavramışlardır.
Tasarımın elliden fazla tanımı bulunmaktadır. Design Management
Association'dan Earl Powell' a göre tasarım, bir zanaat ürününün kullanıcı
eksenli düşünülmesidir. Cooper - Hewitt Natonal Design Museum tanımına göre
ise, tasarım dünyayı ve içindeki her şeyi şekillendiren prosese verilen
addır. Ürün
yönetimi, bir şirketin yaklaşımını belirlemek amacıyla, tasarım
aktivitelerini ve kaynaklarını etkili bir şekilde belirlemek ve kullanmak
olarak tanımlanabilir. Cooper and Press tasarım aktivitelerini sıralarken üç
farklı kalıbın varlığından söz etmiştir : ·
Şirket kimliğinin geliştirilmesi ·
Satılabilecek ürün tasarımı ·
Operasyonel çevrenin tasarımı Her
tasarımcı, şirketin kimliğini yansıtan ürünleri tasarlarken, akıllardaki
şirket imajını güçlendirmeyi amaçlar. Bir örgütte çıkan bir çok ses
nedeniyle, şirket imajı ile ilgili standartı kimin belirleyeceği oldukça
belirsiz olabilmektedir. Bir
ürün tasarımcısın hedefi, yüksek kaliteli, dayanıklı, tüketiciye kullanım
kolaylığı sağlayan, estetik ve beklentileri karşılayan özellikleri sağlayan
ürün tasarlamaktır. Bununla birlikte tasarımcı bağımsız davranamamakta ve
çeşitli yönlendirmelerle tasarımına yol vermektedir. Bu yönlendirmelerden en
önemlisi; firmanın pazarda kendisi belirlediği yer ve bu yere uygun fiyattır.
Hiç kimse düşük kaliteli ürün tasarımını teşvik etmez; ancak tasarımcılar
kabul etmelidirler ki dünyanın sadece küçük bir yüzdesi high quality ürün
alım gücüne sahiptir. Geriye kalan ve çoğunluğu oluşturan kesim, ortalama
kalite ile uygun fiyata satın almayı tercih eder. Buna örnek olarak; Ford
Motor Company'nin girişimini verebiliriz. Şirket bir dünya otomobili
yaratabilmek için yaklaşık 6 milyar dolar harcadı ve The Ford Contour'u,
dünyanın en pahalı otomobillerinden birini yarattı. Bu otomobil kesinlikle
bir başka model olan Tempo'dan daha üstün özelliklere sahipti. Ama firma,
pazara çok iddialı çıkardıkları bu üstün modellerinin Tempo'dan daha az satış
yüzdesine sahip olduğunu görünce büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunun
nedeni neydi? Çünkü Ford bu yeni modele istenmeyen yeni özellikler eklemiş ve
eklenen her yenilik tüketiciye ekstra fiyatla geri dönmüştü. Eğer Ford böyle
bir arabayı, daha düşük fiyatla tasarlamayı başarabilseydi. ürünün satış
fiyatı bu kadar yükselmeyecek, sonuç olarak da talebi daha fazla olacaktı. Ürün
stratejisi kararları, pazarın ve ürünün sağlaması gereken özellikleri iyi
anlamaktan ve bunları etkili bir tasarım çözümüne kavuşturma yeteneğine sahip
olmaktan geçer. Ürün tasarımı bir süreçtir ve sırasıyla ürün seçimi, fikir
üretimi, ilk taslaklar, ürünün kağıt üzerinde tasarımı ve geliştirilmesi,
prototip testi, final ürün ve üretim süreci tasarımı aşamalarını içerir. 1.7.2.1.
Ürün Seçimi Bir
ürünün tasarımı; o ürünün taşıması gereken fiziksel özelliklerin ve yerine
getirmesi beklenen fonksiyonların belirlenmesi işlemidir. Ürün tasarımında
rol oynayan çeşitli faktörleri şöyle sıralamak mümkündür: ·
İşletme politikası ·
Pazar koşulları · Ürün
karakteristikleri ·
Ekonomik faktörler ·
Üretim olanakları İşletme
Politikaları: İşletmenin pazarda oluşturmak istediği konum ile ilgili
olarak stratejik düzeyde vermesi gereken karardır. Gerçekten, işletmenin
pazardaki yeri ve prestiji açısından ürünün pazarda yaratacağı imajın büyük
önemi vardır. Tepe
yönetimi işletmenin amaçlarını gözönüne alarak mamulün biçimini ve
fonksiyonunu belirleyecek veriler oluşturabilir. Günümüzün rekabet koşulları
altında tepe yönetiminin tasarım üzerinde en fazla en uygun fiyat-kalite
dengesi politikası ile etkili olmaya çalıştığı görülmektedir. Pazar
Koşulları: Bir ürün tasarımına başlamanın ön koşulu pazarda yeterli
talebin varlığıdır. Gerek belirgin durumda, gerekse uyandırılmamış olarak
bulunan bir talebin varlığı konusunda ciddi bir araştırma yapmadan bir
yatırıma girişmek son derece hatalı olur. Ürün
Karakteristikleri: Tasarımda göz önünde tutulması gereken ürünle ilgili bazı
faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir: ·
Fonksiyonel karakteristikler: Ürün, kullanılış amacına uygun olarak
tasarlanmış olmalıdır. Başka bir deyişle, ürün kendisinden beklenen temel
fonksiyonu yerine getirmelidir. ·
Kullanım kolaylığı: Ürün kullanım açısından basit olmalı ve kullanıcıyı en az
çaba ile amacına ulaştıracak şekilde tasarlanmalıdır. Tasarım, yanlış
çalıştırma veya kullanma nedeni ile arızalara ve kazalara sebep olmayacak
şekilde yapılmalıdır. Bakım, basit tamir ve parça değiştirme işlemleri
kullanıcı tarafından yapılabilmelidir. ·
Güvenilirlik ve dayanıklılık: Ürün, çalışacağı öngörülen süre içerisinde
sorunsuz kullanılabilecek şekilde tasarlanmalıdır. Ürünün belirli koşullar
altında çalışabileceği veya depoda bozıılmadan durabildiği süre dayanıklılık
olarak tanımlanır. Bir çok ürün için dayanıklılık, kaliteyi oluşturan önemli
bir kriterdir. Ürünün istenilen ihtiyacı istenilen zamanda giderebilme
derecesi ise güvenilirlik olarak tanımlanır. Dayanıklılık ve
güvenilirlik; kullanılan malzeme, üretim yöntemi, tasarım ustalığı ve kaliteli
işçilik gibi faktörlerin etkisi ile oluşturulur. ·
Fiziksel Görünüm: Ürünün estetik özellikleri tüketicinin beğenisine uygun
olmalıdır. Çok iyi bilinen bir gerçektir ki, estetik açıdan güzel olan
ürünler daha kolay alıcı bulur. Ekonomik
Faktörler: Son tüketicinin gereksinmelerini tam olarak karşıladığı
halde pahalıya üretilen bir ürünün pazarda satılma şansı zayıftır. Bu da
işletme için önemli bir kayıptır. Yalnızca ürünün maliyetleri bakımından
değil ürün için katlanılmış olan tasarım maliyetleri, malzeme-makine-iş gücü
ve benzeri üretim faktörlerine yapılan maliyeti bakımından da sonuç işletme
için tam bir hüsran olur. Üretim
Olanakları: İşletme ürünün yapımında kullanacağı üretim faktörlerini iyi
planlamış olmalıdır. Makine, malzeme ve iş gücü seçimleri, tasarımı ürüne
uygun olmalıdır. 1.7.2.2.
Fikir Üretimi Ürünle
ilgili yeni fikirler firma içi ve dışı pek çok kaynaktan çıkabilir. Temel
olarak iki kaynak vardır: Tüketici ihtiyaçları ve teknolojik gelişmeler.
Kimse tarafından talep edilmeyen bir ürünün hiçbir anlamı yoktur. Üreticiler
daima tüketicilerin ihtiyaç ve taleplerini karşılayacak ürünleri geliştirmeye
çalışırlar. Buna örnek olarak küçük arabaları ve daha ucuz taşımacılık imkanı
sunan modelleri gösterebiliriz. Ayrıca pek çok sıra dışı ürün de yine
tüketici talebini karşılamaya yönelik üretilmiştir. Yeni
fikir üretiminde ikinci kaynak ise yeni teknolojidir. 1970'lerde yarı
iletkenlerin, mikroçiplerin ve mikroişlemcilerin gelişimiyle. Elektronik
sanayiinde devrim yaşandı. Bu; televizyon setleri ve iş makineleri gibi çok
sayıda ürünün tasarım ve işlevinde büyük gelişmelere yol açtı. Bu yeni
ürünler eski teknolojiye sahip ürünlerin yerini aldı. Ayrıca daha önceden
mevcut olmayan video, elektronik oyunlar gibi pek çok yeni ürün piyasaya girdi. Örgütte,
yeni bir ürünün tasarımı, geliştirilmesi ve teknolojinin ilerletilmesinde
önemli bir görevi olan bir diğer bölüm, araştırma-geliştirme (Ar-Ge)
bölümüdür. Ar-Ge'nin amacı yeni fikirler ve kavramlar oluşturmak ve bunları
amacına uygun yararlı ürünlere dönüştürmektir. Ar-Ge
üç şekilde performans gösterir: · Saf
araştırma: Akılda spesifik bir ürün ya da uygulama olmadan ama yeni fikir ve
kavramlar geliştirme amacı taşıyan bilgi yönlü araştırmadır. Daha çok
üniversitelerde ve büyük bilim kurumlarında yürütülürler. ·
Uygulamalı araştırma: Spesifik ticari uygulamalar için yeni kavram, fikir ve
malzeme bulmayı amaçlayan problem yönlü araştırmalardır. Bunlar daha çok kar
amaçlı kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Elektronik, tüketim malları,
kimya, eczacılık, havacılık, otomotiv ve makine parçaları gibi alanlarda pek
çok büyük kuruluşun böyle Ar-Ge departmanları bulunmaktadır. ·
Geliştirme: Araştırmalar sonucunda oluşmuş fikirleri ürünlere uygulamayı
amaçlayan ürün yönlü araştırmalardır. 1.7.2.3.Taslak
Ürün Tasarımı ve Geliştirilmesi Bu
evrede tasarımcılar, ürünün kalitesi ve güvenilirliği kadar üretim
özelliklerini de dikkate almalıdırlar. Bir ürün tasarımı, bazı fiziksel
özelliklerin tasvirinden çok daha fazlasını içerir. Üç faktör hesaba
katılmalıdır: Ürünün fonksiyonu, teknik ihtiyaçlar ve özellikler, ekonomik
üretim ve dağıtım. 1.
Fonksiyonel Etkiler: Bir ürünün ticari başarı elde edebilmesi için
fonksiyonel ve tüketici ihtiyaçlarını karşılar nitelikte olması gerekir. Bu
konularla ilgili bazı önemli tasarım hususları şunlardır: ·
Boyut, ağırlık ve görünüm ·
Güvenlik ·
Kalite ve Güvenilirlik · Uzun
ömür, servis ve bakım Ürünün
büyüklüğü ve ağırlığı bir tüketici için önemlidir. Örneğin alüminyum bir
merdiven ahşap bir merdivene oranla daha avantajlıdır; çünkü taşınması daha
kolaydır. Renk, stil, doku bir ürünün görünümünü oluşturan önemli
etkenlerdir. Örneğin pek çok gıda maddesi tüketiciye daha cazip görünmek için
suni boyalarla renklendirilir. Bir Corvette'in stili ile bir Cadillac'ın
stili farklı tüketici zevklerine hitap edebilecek şekilde tasarlanmıştır. Son
yıllarda tüketiciler üründe güvenlik unsuruna giderek daha fazla önem
vermektedirler. Ürün şartnameleri ve resmi düzenlemeler bu unsuru ön plana
çıkarmaktadırlar. Örneğin Volvo, güvenlik unsurunu otomobillerinin
pazarlanmasında son derece etkili bir strateji olarak kullanmaktadır.
Otelcilik sektöründe yangın ve benzeri olaylardan sonra kullanılan
tesisatların tasarımı ve üretiminde çok hassas değerlendirmeler yapılmaya
başlanmıştır. Üretimde
kullanılan malzeme ve üretim teknikleri, ürünün kalitesini olumlu yönde
etkileyecek şekilde seçilmelidir. Üretim sırasında gerekli şartlara
uygunluğun sağlanmasına özen gösterilmelidir. Ürünün
ömrü ile satın alma sonrası hizmetler olarak tanımlayabileceğimiz servis ve
yedek parça olanakları, bilinçli bir tüketicinin önem verdiği hususlardır.
Firma sunduğu servis olanaklarını da yeni ürünle ilgili kararlar alırken göz
önünde bulundurmalıdır. 2.
Teknolojik Etkiler: Ürün tasarımında gerekli teknik gereksinmeler malzeme
seçimi, kullanılacak parçalar ve izlenecek üretim yöntemidir. Malzemeler
ürünün fonksiyonel gereksinimlerini karşılayacak şekilde seçilmelidir. Farklı
malzemeler farklı üretim yöntemlerinin kullanılmasını gerektirir. Örneğin,
uçak üretiminde çoğu parça alüminyum ya da titanyumdan üretilmektedir.
Titanyum konvansiyonel tezgahlarda işlenemez, alüminyumdan farklı özellikler
gösteriri ve pahalıdır. Ürün
tasarımında değerlendirilmesi gereken, üretime ait teknolojik faktörler
şunlardır: ·
Malzeme Seçimi: Maliyet, kolay işlenebilirlik, mamulün fonksiyonunu istenilen
biçimde yerine getirmeyi kolaylaştırma, atılan malzeme ve ıskarta oranının
düşüklüğü, standartlara uygunluk, kolay tamir ve yenileme gibi çeşitli
nitelikleri tasarlanacak ürün açısından en elverişli durumda olan malzeme
seçilir. ·
Proses Seçimi: Ürünü, mevcut teknolojiyle istenilen biçim ve kalitede üretmek
için uygulanacak işlemler belirlenir. Bazen işletmede mevcut makineler
istenilen miktarı ekonomik olarak üretemeyebilir veya belirlenen toleransı
gerçekleştirecek duyarlıkta olmayabilir. Bu takdirde; tasarım üzerinde
değişiklik yapma, yeni tezgahlar satın alma, yardımcı alet, aparat ve cihaz
kullanma, işlemlerin sırasını değiştirme, işçiyi eğitme veya vasıflı işçi
kullanma, yeni imalat yöntemleri geliştirme gibi alternatifler incelenerek
mümkün veya uygun olanı seçilir. Brookinas
Enstitüsü'nde yapılan bir çalışmaya göre üretkenlikteki artışın %44'ü
teknolojik gelişmelere bağlıdır. Teknoloji, dramatik bir biçimde ürünler
arası rekabeti etkileyebilir. Siyah-beyaz televizyon üreticileri ya renkli
televizyon teknolojisine uyacaklardı ya da piyasadan çekilmek durumunda
kalacaklardır. Yeni üretim metotları maliyetleri aşağıya çekip kaliteyi
geliştirerek müşteri memnuniyetini arttırıcı bir rol oynamıştır. 3.
Ekonomik Etkiler: Bir tüketicinin bir ürüne ödeyeceği ücret direkt ve
endirekt üretim ve dağıtım maliyetlerine bağlıdır. Ürünlerin belirli pazar
hedefleri vardır. Bu nedenle tasarımcılar fonksiyonel bir ürünü uygun bir
fiyata üretebilmek amacıyla tasarım süreci boyunca imalat ve dağıtım
masraflarını da göz önünde bulundururlar. Bu amaçla kullanılan iki teknikten
biri Değer Mühendisliği, diğeri ise Değer Analizidir. Bu teknikler bir ürün
ya da sistemin her bir bileşeninin fonksiyonunun analizinin yapılması ya da
ürün veya hizmetin kalitesinde herhangi bir azalma olmadan fonksiyonun en
ekonomik şekilde nasıl yerine getirebileceğini belirler. Değer mühendisliği,
ürünün her bir parçasının gerekli bir fonksiyonu yerine getirdiğinden emin
olmak ister. Değer analizi ise, mevcut ürün özelliklerini ve gereksinimleri
inceleyerek, maliyet azaltır. Değer
mühendisliği ve analizi sadece maliyet azaltma değil, aynı zamanda
geliştirilmiş ürün değeri, performansı ve güvenilirliği, kalitesi ve bakımı,
dağıtımı, verimliliği, yeniliği ve insan kaynakları yaratıcılığı ile satış
hacmini de yükseltmeyi amaçlar. Bu tür gelişmeler genelde daha yüksek bir
satış fiyatı hak eden, bu şekilde de kar artışına giden bir yola götürür. Sık
sık maliyeti düşürme baskısı, tasarımcıların güvenilirlik, güvenlik, iyi
servis, insan faktörü gibi önemli hedefleri gözden kaçırmalarına yol açar.
Bütün tasarım hedeflerinin hesaba katıldığından emin olmak için pek çok
kuruluş, ürün planlama süreci boyunca "tasarımı gözden geçirme"
sistemini kurmuştur. Bu gözden geçirme işlemleri önceden planlanmalı,
programlanmalı, kayda geçirilmeli ve üretimin tüm yönlerini içermelidir.
Genel olarak üç tür gözden geçirme işlemi vardır: ilk, ara ve son. İlk gözden
geçirmede pazarlama, mühendislik, üretim ve satın alma arasında ilk temaslar
kurulur ve bunların faaliyetlerinin daha iyi koordine edilmesi sağlanır. Bu
daha çok üst düzey yönetimi ilgilendirir ve tasarımla ilgili stratejik
konular üzerinde durulur. Tasarım
iyice oturduktan sonra ara gözden geçirme ile tasarım daha detaylı biçimde
incelenir. Burada amaç, potansiyel problemleri belirlemek ve düzeltmelerin
yapılmasını sağlamaktır. Bu evre ile daha a1t düzey kadro ilgilenir. Son
olarak üretime geçme aşamasından önce son gözden geçirme işlemi
gerçekleştirilir. Malzeme seçimleri, çizimler ve diğer detaylı tasarım
bilgileri üretim başladıktan sonra meydana gelebilecek masraflı
değişikliklerin önlenmesi amacıyla incelenir. Gözden
geçirme süreçlerinde genellikle hata durumu ve etkileri analizi yapılır.
Genelde bir ürünün her bileşeni için nasıl hatalı olabileceği, hatanın
nedeni, etkileri veya sonuçları ve nasıl düzeltilebileceği araştırılır. 1.7.2.4.
Ekonomik Analiz Burada
amaç, karlılıkla ilgili daha fazla spesifık kantitatif ölçü belirlemek ve
yatırıma dönüştürmektir. Formal bir ekonomik analiz bir fikrin geliştirilmesi
yönünde daha fazla kaynak harcanıp harcanmaması kararının verilmesi için
gereklidir. Bu tür bir analizin yapılabilmesi için hassas bir talep tahmini
gereklidir. Bu tahmin ürün geliştirme sürecinde oldukça önemli bir araçtır.
Bu talep tahminlerinin yanında üretim maliyeti tahminleri hazırlanmalı.
Mühendislik ve muhasebe birimleri imalat maliyetini, malzeme maliyetini,
tedariki, personeli, ekipmanı, amortismanı ve diğer endirekt üretim
harcamalarını göz önünde bulundurmak sorumluluğu altındadırlar. Son olarak,
bir ürünün satış fiyatı finansal ölçülerle uyumlu bir şekilde ifade
edilmelidir. Bütün bunlar üst yönetim tarafından devam edip etmeme kararı
alınmak üzere incelenirler. Başabaş noktası analizi yeni bir ürünün ekonomik
etkisini analiz etmek için yararlı bir araçtır. Ekonomik
analizler geriye dönüşlü ve sürekli bir prosestir. Başka bir deyişle çeşitli
faktörler arasında çok yönlü ilişkiler ve bağımlılık vardır. Bu nedenle
ekonomik analizlerde genellikle deneme-yanılma yönteminin uygulandığı
görülür. Diğer taraftan ekonomik faktörlerin zaman içinde sık sık değişir
nitelikte olması, konuya ilişkin analizlerin tasarımdan sonra da
sürdürülmesini zorunlu kılar. 1.7.2.5.
Prototip Testi Bir
ürün tasarlandığı zaman fiziksel özelliklerinin test edilmesi için bir
prototip yapılır. Bunun test edilmesi çok önemlidir. Çünkü tam ölçekli üretim
öncesinde problemler bulunur ve bunlar çözümlenir. Araba üreticileri yeni
modellerine çok fazla yol testi yaptırırlar, benzer testler tekerleklere,
uçaklara ve spor eşyalarına da uygulanır. Prototip testi yiyecek ya da
temizlik ürünleri gibi pek çok tüketim malları için, karar veren kişinin
direkt ürünün "tipik" kullanıcısının olduğu tüketici
toplantılarında yapılır. 1.7.2.6.
Final Ürün ve Üretim Süreci Tasarımı Prototip
testi başlangıç tasarımında yapılması gereken çeşitli değişiklikleri
gösterir. Final tasarım evresinde bu değişiklikler tasarım özellikleriyle
birleştirilir. Çizimler yapılır ve üretim planları başlar. İşte bu sırada
üretim süreçleri seçilir ve üretim yönetiminde pek çok detaylı sorun
çözümlenir. 1.7.2.7.
Sunuş Evresi Üst
yönetimin onayıyla pazarlama ve üretim planları yapılmaya başlanır. Teçhizat
kurulur, ekipman satın alınır, personel istihdam edilir ve eğitilir,
malzemeler tedarik edilir. Piyasaya sunulmuş olan ürün hakkında tüketici
bazında zaman zaman araştırma yapılarak ürün memnuniyeti konusunda bilgi
edinilir. Bu bilgi, geri besleme yoluyla ilgili birimlere itilerek, hemen
istenilen değişiklikler konusunda çalışmalar başlatılır. Değişiklikler
maliyet ve teknik yönlerden uygun görülürse, tasarımında tüketici tarafından
arzu edilen düzenlemeler yapılır. 1.7.2.8.
Ürün Tasarımının Sona Ermesi Ürün
tasarımı ve gelişimi her zaman yeni bir ürünün piyasaya sunulması aşamasına
kadar gelmez. Ürünler bu sürecin herhangi bir aşamasında elenebilirler.
Örneğin, 1.Yeterli
tüketici talebinin eksikliği 2.Yüksek
üretim maliyeti 3.Bazı
teknik problemlerin çözümlenememesi 4.Yetersiz
kar potansiyeli Yeni
ürünlerde elenme olasılığı çok yüksektir. Uzmanlar başarılı bir ürün ortaya
koymak için ne kadar fikrin gerekli olduğu konusunda uzlaşamıyorlar. Ancak bu
oran yaklaşık 60 fikre karşı 1 yeni üründür. Yeni ürün geliştirmede başarının
anahtarı en iyi yeni ürünü pazara mümkün olduğu kadar çabuk sunabilmek için
güçsüz yeni ürün fikirlerini mümkün olduğu kadar çabuk elemektir. 1.8.
KALİTE ve GÜVENİLİRLİK Bir
ürün tasarımı tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik özelliklere
sahip olmalıdır. Bu niteliklere uygunluk satın alma ve üretim
departmanlarının sorumluluğu altındadır. Satın alınan ve kullanılan
malzemelerin bu özelliklere uygunluğu kontrol edilmelidir. Ayrıca yetersiz
üretim yöntemleri de kalitenin düşmesine yol açar. Ambalajlama ve dağıtım da
ürünleri tüketicinin eline sağlam geçmesini sağlamada son derce önemlidir.
Son olarak kullanma kılavuzlarının kalitesi ve satış sonrası hizmetleri de
ürünün başarıya ulaşmasında rol sahibidir. Piyasaya sürülen pekçok bilgisayar
teknik bilgisi kuvvetli olmayanlar tarafından kullanım talimatları
anlaşılmadığı için başarısız olmuştur. 1.8.1.
Kalite Kalite
toplumda genellikle yanlış algılanan kavramlardan biridir. Daha yüksek
niteliklere sahip, pahalı bir ürün ile daha düşük nitelikteki ucuz bir üründe
değişik düzeylerde de olsa belirli miktarda kalite mevcuttur. Başka bir
deyişle her iki ürün de kendi çapında kalitelidir. Bundan da anlaşılacağı
üzere her tüketici grubu için değişik bir kalite anlayışı ve kalite tanımı
bulunur. Öyle ise kalite ne demektir? Kalitenin herkes tarafından kabul
edilen bir tanımı var mıdır? Kaliteyi,
“ Bir ürünün veya bir malzemenin kendisinden beklenen performansı en üst
düzeyde yerine getirmesi ” şeklinde tanımlayabiliriz. İşletme
Açısından Kalite : Kaliteli ürünleri pazara sunmak işletmenin varlığını
sürdürmesi açısından çok önemlidir. Almış olduğu siparişleri istenilen
zamanda ve istenilen şekilde hazırlamayan, alıcılardan sürekli şikayet alan
işletmeler zamanla müşterilerini kaybederler. Bunu gidermek için oluşturulacak
işletme içi kalite kontrol mekanizmalarının ( gerek personel, gerekse sistem
maliyetlerinin yüksekliği burada ikinci plandadır ) maliyeti, işletmenin
kaybedeceği işler ( dolayısıyla gelir ) yanında hiçte önemsenecek boyutta
değildir. Tüketici
açısından kalite : Günümüzde tüketicilerin haklarını koruyan çeşitli
dernekler, kamu kuruluşları ve özel araştırma grupları bulunur. Bunlar yayın
organları aracılığıyla pazara sunulan ürünler hakkında mukayeseli olarak test
sonuçlarını raporlar halinde yayınlarlar. Aynı zamanda kitle iletişim
araçları da bu konuya yayınlarında geniş yer ayırmaktadırlar. Burada ürünün
imajını sarsacak yayınlar işletme için telafisi güç büyük zararlara neden
olur. Tüketici
kendisine arzolunan hizmet veya malların kalitesini her zaman doğru olarak
değerlendirme olanağına sahip olmadığı cihetle atacağı madde ve ürünlerin
sağlam, dayanıklı, kullanışlı, insan sağlığına zararsız ve hammadde itibarı
ile iyi olmasını arar ve ürüne veya maddeye, buna göre değer verir, ilgi
gösterir. Ancak tüketicinin satınalmak istediği malın açıkça görülmeyen
niteliklerini tespit etmesi özellikle teknik bilgiye ihtiyaç gösteren
ürünlerde olanak dışıdır. Bu nedenle malların her çeşitinde belli bir
seviyenin üstünde oluşunu belirten bir terim olarak, kalite malın kendisinde
mevcut fiziksel veya kimyasal özelliklerini içeren hadler olan standartlarla
daha belirli hale gelir. 1.8.2.
Güvenilirlik Bir
ürünün "ekonomik kullanım süresi" veya "ömrü" kalitenin
düzeyini belirlemekte etkili faktörlerden birisidir. Ürün ömrü tatmin edici
bir süreye ulaşıyorsa, bu özellik ürünün kalitesine olumlu katkı yapar.
Kuşkusuz burada ürünün ömrünü belirleyen süre zarfında arıza yapmadan çalışma
olasılığını da göz ardı etmemek gerekir. Güvenilirliğin
tanımı çeşitli şekillerde yapılır: Ürünün
önceden saptanmış bir süre içinde kendisinden beklenen işlevi belirli çevre
ve çalışma koşulları altında arıza yapmadan ve:ine getirme olasılığı. o
ürünün güvenilirliği olarak tanımlanabilir. Bu
tanımda ürünün güvenilirliğini oluşturan unsurları, şöyle sıralamak mümkündür
: *
Üründen beklenen işlev *
Çalışma ve çevre koşulları *
Çalışma süresi Bir
başka tanıma göre, güvenilirlik: üretilmekte olan ürünlerin önceden tayin
edilmiş standartlara uygun olması ve üretim sürecinde belli tolerans sınırlan
içinde aynı kalite özelliklerini sürdürmesidir. 1.9.
HİZMET ÜRÜNLERİNİN TASARIMI VE GELİŞTİRİLMESİ Hizmet
karşılanmamış ihtiyaçların tatmin edilmesi düşüncesi ile başlar. İlk
değerlendirme, piyasa potansiyelinin ve fızibilitesinin belirlenmesi ile yapılır.
daha sonra da prototip tasarımı, analizi ve testi yapılır, bunların sonunda
da sonuç tasarıma ulaşılır. İmalat ve hizmet sistem tasarımları arasındaki
farklar, müşteri odağının ve insan etkileşimi derecesinin farklı olmasıdır.
Hizmet sektöründe bunlar daha yoğun olduğu için taleplere daha hızlı cevap
verilebilmesi için daha esnek olunması gerekir. İmalat sektöründe ürünün
sahip olması gereken teknik özellikler son derece açık bir biçimde
belirlenmeli. Hizmet söz konusu olunca ise bu özelliklerin belirlenmesi daha
zor olur. çünkü bunların insan davranışı ve imaj gibi soyut kavramları da,
yansıtması gerekir. Ancak
yine de belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda hizmet elemanları işlerinde
kendilerinden ne beklendiğini bilirler ve müşterilere her zaman yüksek kalitede
servis vermelidirler. Mal ve
hizmet tasarımı arasındaki en büyük fark hizmet tasarımında,
değerlendirilebilecek fiziksel özelliklerin bulunmamasıdır. Bir hayat
sigortası poliçesi tasarlamak için fiziksel özellikleri araştırmak gerekli
değildir. Daha çok poliçe ile ilgili hukuki. istatistiki ve finansal
konuların incelenmesi gerekir. Burada diğer taraftaki ürün tasarımcılarının
ve mühendislerin yerini hukukçular ve sigorta uzmanları alır, ancak burada da
bu kişilerin yaptıkları görev firmanın başarısı için son derece kritiktir.
Tıbbi işlemlerle ilgili tasarım yapmak bir doktorun sahip olduğu nitelikleri
ve tıbbi bilgiye gerektirir yine bir banka hizmetinin tasarımı finansal
analiz yeteneği gerektirir. Hizmet
tasarımı sürecinde, bu sürece yardımcı olacak makinelerin de tasarlanması
gerekir. Bu makinelerin tasarımında da bir otomobil, mikro dalga fırın ya da
çamaşır makinesinin tasarımında dikkat edilen ayrıntılara ihtiyaç duyulur.
Örneğin bir banka hizmet olarak bankamatiği sunuyorsa, bu makine işlemler
bankada yapılıyorsa sunulan güvenilirlik, işlem kolaylığı, güvenlik ve
titizlik gibi özelliklere sahip olmalı. ayrıca kolay ve rahat kullanım için
ergonomik olmalı. Bütün hizmetlerin işlevlerine göre sahip olmaları gereken
fiziksel özellikleri vardır. Yani aslında burada hem mal hem hizmet
sunulmaktadır. Diğer örnekler olarak araba tamircilerini ve catering
şirketlerini verebiliriz. Bu tür kuruluşlar hem sundukları malların fiziksel
tasarımlarını göz önünde bulundurmalılar, hem de sundukları servisin kalitesini
yüksek tutmalılar. Hizmet
sektöründe de teknik özelliklerin gelişimi ile imalat sektöründeki
yaklaşımlar gerçekleşmiştir. Yani tüketici beklentileri ve ihtiyaçları
tasarım süreci boyunca bazı kantitatif standartlara dönüştürülmeli. Bu
standartlar tasarım sürecine rehberlik edecek ve daha sonra kalite kontrol
işlemlerinin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Örneğin bir havayolu kargo
işletmesinde amaç müşterilere kaliteli hizmet sunmaktır. Bu da tarife
performansı, bagaj yükleme performansı ve benzeri ölçümlerle değerlendirilir.
Zamanında kalkan uçuşların yüzdesi ve 10000 yolcuda kaç bagajın kural dışı
olduğu belirlenmeli. Tarifelere uyma konusunda amaç yüzde yüz uyum iken daha
gerçekçi hedefler dış seferlerde yüzde 85 iç seferlerde ise yüzde 90 uyum olarak
hesaplanmaktadır. Bagaj yükleme konusuna gelince ise amaç bu 10000 yolcunun
bagajlarının 12'sinden fazlasının kural dışı olmamasıdır. Ayrıca
hizmet sektöründe, imalat sektöründeki gibi envanter sayımı yapılamaz.
Hizmetler müşteriye talep olduğu zaman sunulabilmeli. Kalite kontrolüne
gelince ise burada da tamamlanmış ürünleri fabrikadan çıkarmadan önce
denetimden geçirme imkanı yoktur. Hizmet sektöründe hizmetin hazırlanması
sırasındaki hata maliyetlerinden ziyade hizmetin sunumu sırasında meydana gelen
hatalardan kaynaklanan hataların maliyetleri önem kazanır. Hizmetlerin
sunumu konusunda çok fazla değişiklik!er yapılabilir. İmalat sektöründe,
standartlara uyum sıkı ve yakından takip edilebilir. Diğer yandan hizmet
sektöründe ise, hizmet kalitesi servisi sunan personelin yeteneğine ve
eğitimine bağlıdır: bu nedenle burada çeşitli standartlar belirlemekse
sürekli kaliteyi korumak daha zordur. Örneğin bir havayolu şirketinde
yemekler kalitenin sağlanması için kontrol edilebilir ancak servisin niteliği
uçuş ekipleri arasında fark gösterir. Hizmet
sektörü imalat sektörüne oranla daha emek yoğun olduğu için hizmet tasarımı
pek çok açıdan daha kolaydır. Hizmetlerin de yaşam döngüsü vardır, ancak
bunlarda değişiklikler yapmak daha kolaydır ve hızlıdır. Hizmet
tasarımı işlerin nasıl yapılacağı metotlarının incelendiği bir süreçtir. Bu
da hizmetin sunumu sırasında izlenen adımların detaylı bir şekilde
incelenmesiyle olur. Bu adımların özellikleri detaylı bir şekilde
belirlendikten sonra iş tanımları, personel eğitim programları ve performans
ölçümleri bu özellikler gözönüne alınarak hazırlanır. Bunun için de
genellikle iş akış tabloları kullanılır. Bu tarz bir grafik sunum hizmet
üretimini gayet açık bir şekilde göz önüne serer. Hizmet tasarımında
aşağıdaki gibi bazı temel sorulardan yararlanılır: Sürecin
aşamaları mantıklı bir şekilde mi düzenlendi? Üretkenliğin
ve kalitenin arttırılması için bazı aşamaların çıkarılması ya da eklenmesi
söz konusu olabilir mi? Her
aşamadaki kapasiteler denge halinde mi? Sistemin
hangi noktalarında müşteriyi memnun etmeyecek hatalar oluşabilir ve bu
hatalar nasıl düzeltilebilir? Kalite
hangi noktada ölçülmeli? Müşterilerle
nerede temasa geçilmeli bu noktalarda çalışanlar olumlu bir imaj yaratmak
için hangi prosedürleri ve işlemleri izlemeliler? 1.10.
BİR REKABET SİLAHI OLARAK ÜRÜN TASARIMININ ÖNEMİ Ürün
tasarımı başarı için önemli bir anahtardır. çünkü ürün maliyetinin
kalitesinin ve tüketici hizmetlerinin belirlenmesinde önemli bir paya
sahiptir. Bu üç faktör şirketin rekabet durumunun belirlenmesinde çok önemli
bir pozisyona sahiptir. 1.10.1.Ürün
Maliyeti Ürün
tasarımının maliyet üzerinde derin bir etkisi vardır çünkü tasarım 1.Ürünün
nasıl yapılacağını, 2.Hangi
malzemelerin kullanılacağını. 3.
Hangi makine ve işlemlerin kullanılacağını belirler. Gerek
duyulan işlem ve makineler işçilik maliyetlerini ve gerekli yatırım miktarını
etkiler. Özel olarak belirlenmiş hammadde tipi ve miktarı malzeme maliyetini
etkiler: Eğer bir firma aynı, ya da daha yüksek kaliteye sahip bir ürün
tasarlayıp bunu düşük maliyet oluşturacak metot. makine ve malzemelerle
üretebilirse rekabet açısından çok büyük bir avantaj elde eder. 1.10.2.Ürün
Kalitesi Ürün
kalitesi iç ve uluslararası pazarlarda başarılı rekabet için anahtar bir
faktör halini aldı. .Örneğin Amerikan otomobil. çelik ve elektronik
endüstrileri yabancı üreticilerle ciddi rekabet durumundalar. Bunun en önemli
nedeni de Amerikan mallarının diğerlerine oranla daha düşük kaliteye sahip
olmalarıdır. Ürünlerin
kalitesi ile ilgili olarak yürürlükteki yasalar ve standartlar gözönünde
bulundurulmalıdır. Türkiye'de TSE belgeli ürün üretimi ürün pazar şansını
artırırken, uluslararası pazarlara hitap eden ürünlerin uluslararası
standartlara uygun olması gerekmektedir. Örneğin. 19872’de ortaya çıkan
ISO9000 standanları serisine uygunluk bu açıdan önem taşır. 1.10.3.Ürünün
Şekli Ürün
tasarımı ürünün kalitesini belirler. Mal ya da hizmetin işlevini nasıl yerine
getireceğini belirler. Kalitenin en az iki bileşeni vardır. İlki güvenilirlik
yani ürünün büyük olasılıkla işlevini başarıyla getirmek üzere
tasarlanmasıdır. Güvenilirlik aslında belirlenen koşullar altında ürünün
belli bir fonksiyonu hatasız bir şekilde verine getirmesi olasılığıdır.
İkinci temel kalite bileşeni ise güvenilirlik geliştirilmemiş olsa bile
iyileştirilmiş performans özellikleridir. Ürün tasarımının amaçları daha iyi
performans, daha yüksek güvenilirlik ve daha düşük toplam üretim
maliyetlerdir. Kalite ve maliyet birbirleriyle çelişkili görünebilirler ama
artık ürün teknolojisindeki gelişmelerle daha düşük maliyetle daha iyi
kaliteye ulaşmak mümkün olmaktadır. 1.10.4.Süreç
Tasarımı Ürün
kalitesi mal ya da hizmetlerin üretiminde kullanılacak işlem ve süreçlerin
seçilmesinde oldukça önemli bir kriterdir. Kapsamlı bir sistem tasarımı ürün
gelişimini kaynakların tedarik edilmesinden son üretim aşamasına kadar
izlemelidir. 1.10.5.Çevre
Boyutu Ürün
tasarım çalışmalarında önemli bir konu da. ürünün çevre ile uyumu konusudur.
Günümüzde çok dikkat edilen ve ileride daha da önem kazanacağı kuşkusuz olan
çevrenin korunması konusunun ürün geliştirme çalışmalarındaki önemi ürün
yapımında çevreye verilen zarar veya üretim artığı maddeler ile ortaya
çıkmaktadır Son
yıllarda sanayileşmiş Batı ülkelerin ithal ettikleri ürünlerde aradıkları
“çevre dostu” logosu, otomobiller için üretilen ve çevreyi daha az kirleten
kurşunsuz benzin özellikle plastik maddelerin doğada ancak; yüzlerce yıl
sonra dönüşebilmesi nedeniyle günümüzde bazı ürünlerde plastik hammadde
kullanımından kaçınılması ve ülkemizde bu maksatla plastik ve pet şişelerde
satılan bazı ürünlerle ilgili olarak üretici firmalara getirilen bazı
kısıtlamalar (°/o20'sini geri toplatma vb. uygulamalar) gözardı
edilmemelidir. 1.10.6.Personel
Eğitimi Başarılı
olmak için ürün ve süreç tasarımları için çalışanlar da göz önünde
bulundurulmalı. Personel eğitimleri yetenek ve bilgi düzeyi ve motivasyon
gibi konular bu noktada önem kazanmaktadır. Makineleri kullanan ürünlerin
montajını yapan ya da hizmetleri sunan çalışanlar gerekli niteliklere sahip
olmalılar. 1.10.7.
Muayene Muayene
kalite zincirinin son halkasıdır. Muayene tek başına herhangi bir ürünün
kalitesini arttırmaya yeterli değildir. Sadece bazı alt standartlar belirler.
Muayene ancak ürünle ilgili standartların kaynağı tanımlanıyor ve düzeltme
çalışmaları yapılıyorsa etkili olur. 1.10.8.
Satış Sonrası Servisler Satış
sonrası müşteri hizmetleri rekabet açısından son derece önemli bir silahtır.
çünkü müşteriler açısından bazı özel ihtiyaçların karşılanması hızlı ve
zamanında teslim gibi konular son derece önemlidir. Ürünlerin hızlı bir
şekilde teslimini ve siparişlerdeki değişikliklere çabuk tepki verebilecek
bir ürün ve üretim sistemi tasarımı şirketin rekabet pozisyonunu olumlu
etkileyecektir. Çabuk tepki verebilme ve tasarımda değişiklikler
yapılabilmesi mal ve hizmet üretiminde esnek bir sistemin kurulmasıyla
sağlanabilir. 2.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRMELER Günümüzün
ekonomik şartları pazarlama konularının önemini büyük ölçüde
arttırmıştır. Pazarlama bilgisinin önemli özelliği yapılan
uygulamaları izlemesidir. Uygulamalardan elde edilen deneyimler
ve yapılan araştırmalardan sağlanan verilerle pazarlama bilgisine yön
verilmektedir. Bir ülke ister teknolojik açıdan gelişmiş, isterse kalkınmakta
olan bir ülke olsun, pazarlama faaliyetleri ülke ekonomisinin
büyümesinde,kalkınmasında önemli bir rol oynamakta ve hayat standardının
yükselmesini sağlamaktadır. İşletmeler
arasında rekabet giderek artmaktadır. Bu rekabette, nitelik ve miktar bakımından
değişen ve gelişen tüketici ihtiyaçlarını karşılamada, geçmişte kalmış
düşünce ve yöntemlerle hareket eden işletmeler başarılı olamamaktadırlar.
İşletmeler daha karlı ve daha verimli bir şekilde çalışabilmek ve
varlıklarını sürdürebilmek için zorlu bir mücadeleye girmek durumundadırlar.
Bu bakımdan, her işletme üreteceği mal ve hizmetleri değil, satabileceği mal
ve hizmetleri gerçekleştirmek, başka bir deyişle tüketicilerin isteklerini
dikkate almak zorundadır ki bu da, pazarlama ile saptanabilecek bir konudur. Pazarlamayla
ilgili en önemli sorun pazarlama karmasını birbirine uyumlu şekilde koordine
etmektir. Bu da üreteceğiniz ürünün dizaynını, fiyatını, dağıtımını ve de
reklam ve promosyonunu düzenlemekten geçer. Bu anda karşımıza ürün yönetimi
ve yöneticileri çıkmaktadır. Tüketici ihtiyacını karşılayacak olan herhangi
bir ürünle, o ürünün tüm hayat evresi boyunca ilgilenen, üretilip tüketiciye
kadar ulaşmasındaki tüm süreçleri yöneten kişi ürün yöneticisidir. Ürün
yöneticisi, ürünün pazarlama stratejilerini oluşturur ve ürünle ilgili olan
tüm operasyonel bölümlerle ilgili ilişkilerin kurulması ve yönlendirilmesini
sağlar. Temelde marka değerinin yükseltilmesi için çalışır. Bir ürün
yöneticisi, ürününün hayat evresini iyi incelemeli ve ürünün ölüme yaklaştığı
dönemlerde yeni ürün geliştirme sürecine başlamalıdır. Pazarda lider konumda
olmak için bir ürünü ilk olarak üretmek çok önemlidir. Pazarda lider konumda
olmak, sadece görünürde pazar paylarına sahip olmakla ispatlanamaz. Pazarda
liderlik sürekli olmalıdır ve bunun için insanların ürünü nasıl algıladıkları
önemlidir. Siz eğer bir ürün düşündüğünüzde aklnıza hemen o ürünle ilgili bir
marka geliyorsa veya herhangi bir marka düşündüğünüzde kafanızda o markayla
ilgili tek kelimelik bir açıklama geliyorsa marka stratejisi başarılı olmuş
demektir. Elde
edilen bilgilere göre bir ürünün dizaynından tüketiciye ulaşana kadar yapılan
işlemleri ele alalım, yani ürün yöneticisinin ürününün pazarlama karmasının
koordinasyonunu sağlarken izlediği yola bakalım. Mevcut pazarlama
araştırmaları, rakip ve tüketici analizleri ile yeni bir ürünün üretilmesi
fikri doğar. Bu ürünün sıfırdan başlanarak dizayn edilebilmesi söz konusu
olabileceği gibi, mevcut üründe farklılaştırmalara gidilerek veya
yurtdışından istenilen şartlara benzer özellikteki bir ürünün uyarlanarak
piyasaya sunulması da düşünülebilir. Ürünün dizaynından önce ve sonra
araştırmalar yapmak ve feed-backler sağlamak her zaman yararlı sonuçlar
doğurur. Görülen o ki, şirketler bir ürünün dizayn aşamasında profesyonel
araştırma şirketlerinden edinilen bilgilerin yanında focus gruplara
başvurmaktadır. Focus gruplar, ürünleriyle ilgili olan kişiler ve
tüketicilerden oluşmaktadır. Bu gruplardan, ürünle ilgili yorum ve
değerlendirmelerde bulunmaları istenilmektedir. Ürünün dizaynının
seçilebilmesi, estetik, maliyet ve yapılabilirlikler vb. bakımından olumlu
sonuçlara sahip olmasına bağlıdır. Örneğin, bir ürün estetik bakımdan tam
istenildiği gibi yapılabilmesine rağmen maliyeti çok yüksek olmaktaysa bu
ürünün dizaynında değişikliklerin yapılması kaçınılmazdır. Ürünün dizaynına
karar verilip çeşitli fabrika ve tüketici testlerine tabi tutulduktan sonra
üretimine başlanır. Yararlanılan
kaynaklar: 1.COOPER
R. Press M The Design Agenda, A guide to Successful Design Management 2.ÇORUH
M., Pazar için Mamul Geliştirme ve Pazarlama Karmasının Optimumlaştırılması,
İTÜ Fen Bilimleri Ens. Yüksek Lisans Tezi 3.EREN
T., Yönetim Açısından Pazarlama 4.TÜMER
Melih, Ürün, Üretim ve Yönetim 5.KOBU
B., Üretim Yönetimi, İstanubl Üniversitesi İşletme Fakültesi 6.MOORE
W.L., EDGAR A., Product Planning and Management, Designing and Delivering
Value 7.SIVIŞOĞLU
B., Ürün Geliştirme ve Kalite Fonksiyon Açılımı, İTÜ Fen Bilimleri Ens.
Yüksek Lisans Tezi 8.YAMAK
O., Üretim Yönetimi, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi 9.KELLER
Kevin Lane, Strategic Brand Management, Building, Measuring and Managing
Brand Equity 10.WHITE
Robert N., Management Consultants, R.N. White & Co., Makale Yazarlar: Mert
Altan, Işıltan Ayselgil, Şaban Barutçu, Olcay Aşkar (Yazarlar
hakkında: Yazarlar İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Tezsiz Yüksek Lisans
öğrencileridir. Mert Altan ve Olcay Aşkar, İTÜ İşletme Fakültesi İşletme
Bölümü Sayısal Yöntemler Ana Bilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak
çalışıp, aynı zamanda işletme master'ı yapıyorlar. Yazı, masterdaki ilk sene
ikinci dönem alınan Pazarlama dersi dönem içi projesinin bir bölümüdür.) |