|
ERP
PROJELERİ ÖNCESİNDE Aşağıdaki
yazı, bir şirketin uygulamaya alacağı ERP projesi kapsamında danışman şirketi
ile beraber masaya oturmadan önceki düşüncelerini içermektedir. Bu düşünceler
hem danışmanlık şirketini, hem de kendi şirketini olumlu ve olumsuz tüm
yönleriyle incelemesi itibarıyla, uzman bir bakış açısından projenin
başarısına odaklanmakla beraber, konunun uzmanı olmayan kişilere de ERP
projelerinin yönetimi hakkında bilgi vermesi açısından irdelenmelidir: ERP
projeleri öncesinde, özellikle müşterinin bilmesi gereken husus olarak,
danışmanlık şirketlerinin bir projeye teklif verirken genelde tereddüt
ettikleri en önemli noktanın müşteri ihtiyaçlarının belirsizliği olduğunu
söylemeliyiz. Bu belirsizliklerin ana kaynakları şunlardır: 1.1. İnsan
kaynakları departmanları genelde işe alma, devam takip ve bordro üzerine
odaklanmışlardır. Bu yüzden organizasyondaki birimlerin ve çalışanların yetki
ve sorumlulukları yüzeysel tarif edilmiştir veya hiç yoktur. Bu tarifler o
anda yönetimde olan yöneticilerin veya çalışanların inisiyatifindedir. Bu
yüzden şirket bünyesinde yapılan işler kişiye bağımlı ve tanımsızdır. Büyük
organizasyonlarda bir işi yapan birkaç kişi varsa ve bunlar değişik lokasyonlardaysa süreç yönetim farklılıkları oluşur. Bu
farklılıklar proje kapsamında eksik kalan noktalar olarak canlı kullanımda
veya proje safhalarında yeniden tarifleme
ihtiyacını doğurur. Örnek olarak satınalma
süreçlerini verebiliriz. Değişik iki lokasyonda iki
satınalma elemanı olsun. Bir satınalmacı
kontrat/sözleşme bazlı satınalma ve çoklu yönetim
kademelerinin onayı ile tedarik sürecini yönetiyor, diğeri pazarlık usülü piyasa koşullarına göre telefonla iş bitiriyorsa bu
iki süreç mutlaka gözden geçirilmeli ve yeniden yapılandırılmalıdır. Çünkü bu
sürecin devamı olan finansman ve satıcı cari süreçleri de aynı nedenden ötürü
farklılık arzedecektir. Burada denetim ve kaynak optimisazyonu yapılamıyacaktır.
Bütün olarak sistemi irdelersek belki sonuçta, süreçlerin yeniden yapılanması
yanında reorganizasyon ihtiyacı da oluşacaktır.
Olaya böyle yaklaşmayıp her ikisinin de sisteme geçirilmesi ve
gerçekleştirilmesi istenirse proje süresi ikiye katlanır. Veya sistemlerin
limitleri zorlanmaya başlar ve tıkanır. Çözümsüzlükler oluşur. 1.2.
Projeler genellikle organizasyonların tali işi olarak benimsenir. Çünkü
organizasyonların asıl işleri acildir. Çark dönmelidir. Bu ikilem her zaman
projelerin sağlıklı yürümesini engeller. Bu durumda tüm sorumluluk danışman
şirketlere verilir. Böylece danışman, kendi bilgisi dahilinde (ki hiç bir
zaman müşteri kadar bilemez) süreçleri tasarlar. Bu durumda iş bitiminde
eksik veya yanlış bir sistem ortaya çıkma olasılığı vardır. Yeniden düzeltme
ve geliştirme maliyetine de katlanılır. 1.3. Araba
kullanan herkesin ehliyeti olmasına rağmen, nasıl bir araba alındığında
beraberinde neler yapılmalı-neler yapılmamalı gibi bilgiler yazılı olarak
veriliyorsa, şirketlerin de süreçlerin yönetiminde işlerin hangi sırada ve
nasıl yapılacağını yönetim talimatlarında belirtmesi gereklidir. Eğer böyle
tarif edilmiş dökümanlar yoksa danışman bunları
proje esnasında deneme-yanılma yöntemiyle keşfetmeye çalışır. Doğal olarak
bazı şeyler atlanır. Bunun sonucunda da yarım kalan veya yanlış tanımlanan
süreçler ortaya çıkar. 1.4.
Danışman kişiler sektörü tanıma deneyimine göre müşteriye yardımcı veya engel
olabilirler. Çünkü müşteri, danışmanın ne dediğini, kurulacak sistemin
olanaklarını tam olarak bilmediği için zorluk içerisindedir. Bunun tam tersi
olarak, danışman da sektörü iyi bilmediği için ihtiyaçları iyi yorumlayamaz
ve yanlış, işletilmesi zor çözümler üretir. 1.5. Bu tür
projelerde en önemli nokta kaynak ve zaman yönetimidir. Bu durum, her iki
taraf için geçerlidir. Müşteri sadece maliyet gözlüğüyle işe başlarsa zamanın
tuzağına düşer. Çünkü bitti sanılan proje uzun zaman sürünür. Aksine projenin
maliyeti daha sonra katlanır. Veya proje esnasında mükemmeliyet ön plana
çıkarsa proje süresi uzar. Canlı kullanımda, tarif edilen yeni süreçler
kullanıcıya yabancı ise benimsenmeme tehlikesiyle karşılaşılır. Bu
teşhislerin ardından, proje öncesinde alınması gereken yönetimsel kararlar
aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1. Projeye
profesyonel proje lideri atanmalıdır. 2. Müşteri
proje personeli deneyimli ve süreçleri en iyi bilen kişilerden oluşmalıdır. 3. Müşteri
proje personeli, projeye söz konusu olan ERP sisteminin eğitimini almalıdır. 4.
Danışmanlık proje ekibi, müşterinin şirketinde gerçek anlamda bir oryantasyondan geçirilmelidir. 5. Projeler
mutlaka sade, yalın ve geliştirmeye açık olarak tasarlanmalı. 6.
Projelerin sadece canlıya geçiş tarihi vardır, bitiş tarihi yoktur. Buna göre
proje, fazlı yaklaşım ve versiyon mantığı ile yönetilmelidir. Bu büyüklükteki
projelerin müşteri şirketlerinde daha önce hiç yaşanmamış olması, coğrafi ve
idari olarak dağıtık yapıda olması nedeniyle başarı
ancak küçük adımlarla, safhalı geçiş ile mümkündür. Canlıya geçiş süreci de
aynı şekilde fazlı olarak belirlenmelidir. 7. ERP
projeleri yeniden yapılanma fırsatıdır. Bu fırsatlar mutlaka
değerlendirilmelidir. 8. ERP
sisteminin genel prensipleri dışına çıkılmamalıdır. Her müşteriye özgü
ilaveler gelecekte problem kaynağı olabilir. 9. Yönetim,
projeye mutlaka finansal proje performans
kriterleri tanımlamalıdır. 10. Ana
veri stratejik kararları, üst yönetim tarafından proje öncesi hızla
alınmalıdır. 11. Proje
hayata geçmeden önge
planlanan veya düşünülen reorganizasyonlar varsa
mutlaka canlıya geçişten önce tamamlanmalıdır.
Bilhassa tekrarlanan işler merkezileştirilmelidir (üretim /stok yönetimi
hariç). 12. Proje
esnasında grup şirketlerinde oluşmuş bilgi ve deneyim, sonuna kadar
kullanılarak danışmanlık ihtiyacı minimize edilmelidir. 13. Diğer
grup şirketlerinde (varsa) canlı kullanımda olan ve yerleşmiş uygulama senaryoları
şirkete danışmanlık onayı ile adapte ederek kullanılmalıdır. 14. İnsan
Kaynakları projesi de paralel başlatılmalıdır. 15. Bütçe
yapılanması çerçevesinde ve proje kapsamında gerekli alt yapılar kurulmalı ve
bütçe/fiili karşılaştırmaları yapılabilmelidir. 16.
Danışmanlık personeli mümkün olduğu kadar az sayıda ve deneyimli kişilerden
seçilmelidir. 17. Proje
fazları canlıya geçirilmeden önce mutlaka gerçek kullanıcılar tarafından
paralel testte tabi tutulmalıdır. 18.
Projenin ilk adımında olmazsa olmazlar dışında ek yazılımlar
yaptırılmamalıdır. 19.
Raporlama istekleri proje esnasında oluşturulmalı ama yine de “olmazsa
olmazlar” dışında kalanlar, “gelecek plan” olarak planlanmalıdır. Ve bu tür
istekler mutlaka grup içi kaynaklar tarafından gerçekleştirilmelidir. 20. Diğer
grup şirketlerinde oluşmuş olan FORM, BELGE vb. standartlar bu projede
aynen benimsenmelidir. 21. Proje
esnasında şirket (varsa holding) bünyesinde “Problem çözme ve sistem
geliştirme ekibi” oluşturulmalıdır. Çünkü proje bitişinden sonra parça parça alınan danışmanlıkların (ki bunların çoğu operasyonel problemlerin giderilmesidir) maliyeti oldukça
yekün tutar. Hamza Cihan Sarı Vestel ve Zorlu Holding Sistem
Geliştirme ve Denetim Yöneticisi (Yazar
hakkında: Hamza Cihan Sarı, değişik sektörlerde
uzun yıllar BİM yöneticiliği yaptıktan sonra, Vestel
Danışmanlık’ta Projeler Genel Müdür Yardımcısı
olarak görev yapmış, halen Vestel ve Zorlu Holding
Sistem Geliştirme ve Denetim Yöneticisi olarak çalışmaktadır.) |