EURO’NUN  ETKİLERİ

 

Avrupa Birliği ülkeleri 1 Ocak 2002 tarihi itibariyle tek para birimi olarak Euro’ya geçecektir.

Geçtiğimiz yüzyılda Latin Para Birliği denemesinin ardından Avrupa Birliği, 1999 yılı başında tek para birimi “Euro”yu uygulamaya koyarken (serbest piyasa düzeninin yaygınlaştığı, kamunun ekonomiye müdahalesinin en aza indirildiği bir dönemde) dünya ekonomisinde söz sahibi olmaya yönelik yeni bir hamle  yapmaktadır.

 

Euro’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte beklenen gelişmeler aşağıda özetlenmiştir:

* Parasal Birliğe geçiş ile birlikte AB içi ticarette döviz kurları ortadan kalkacaktır. Böylece tek para ile birlikte bölge ülkelerinin tek bir döviz kuru olacaktır.

* Benzer ürünlerde AB ülkeleri arasındaki bölgesel fiyat farklılaşmaları gerileyecektir.  Hatta bazı sektörlerde tamamen ortadan kalkması beklenmektedir.

* Tek para ile AB içinde fiyatların şeffaflaşması, fiyat karşılaştırmalarını mümkün hale getirecektir.

* Tek pazar içinde rekabetin artması ile fiyatlar en düşük denge noktasında belirlenebilecektir.

* Mali piyasaların entegrasyonu sonucu faiz hadlerinin düşmesi beklenebilir.

* Faiz hadlerinin düşmesi borçlanma imkanlarını kolaylaştırarak, finansman maliyetlerini azaltabilir.

* AB içi ticarette yoğunlaşan sektörlerde işlem maliyetlerinde sağlanacak tasarruf ve kur riskleri azalacaktır. AB dışı ticaretin yoğun olduğu sektörlerde ise Euro’nun uluslararası ödeme aracı hesap birimi olarak devreye girmesine ve Euro/Dolar paritesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek tasarruflar, AB içinde fiyatlar ve rekabet gücü üzerinde etkili olabilecektir.

* Tek pazarın tamamlanmasını takiben, AB içi ticaret AB dışına yapılan ticaretten daha hızlı yükselmiştir. Artışın devamı beklenebilir.

* Topluluk içi doğrudan sermaye yatırımların yükselişinin devamı beklenebilir.  

* Rekabetin doğurduğu üye ülkelerarası şirket birleşmelerinde artışın devamı beklenebilir.

* Üye ülkeler arasında faiz oranları ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların ortadan kaldırılması, ticaret ve yatırım kararlarının alınmasını kolaylaştıracaktır.

* Üye ülkeler arasında döviz kuru riskinin ortadan kalkması, daha şeffaf ve öngörülebilir dış rekabet ortamının oluşturulması üçüncü ülkelerin uzun dönemde karşılaştırılmalı üstünlüklerini ortaya çıkarabilmeleri için uygun ortam yaratabilecektir.

* Bölge içinde ikili döviz kurlarının geri dönülmez bir şekilde sabitleştirilmesi Euro ülkelerinin devalüasyon yoluyla dış rekabete karşı korunma ya da rekabetçi fiyat avantajı sağlama imkanlarını ortadan kaldırmış olacaktır.

* Endüstrilerin bölgesel yoğunlaşması beklenebilir

* Euro’nun yürürlüğe girmesi ile bölge ülkeleri ile ticaret yapan firmaların ithalat vergileri, ihracat fiyatlandırması ve ödemelerin gerçekleştirilmesi üzerinde operasyonel etkileri ortaya çıkacaktır. Bu operasyonel etkiler, muhasebe sistemlerinin gözden geçirilmesine ve yenilenmesine kadar uzayabilecektir.

* 2002 yılına kadar sürecek geçiş dönemi boyunca, AB içinde şirketlerin muhasebe kayıtlarını Euro cinsinden tutmaları için bir zorunluluk bulunmamaktadır. Geçiş sürecinin sona erdiği bu tarihten itibaren, Avrupa’da faaliyet gösteren şirketlerin muhasebe kayıtları Euro cinsinden tutulacaktır. Bu durum, çeşitli döviz cinsleri üzerinden kayıt tutulması zorunluluğunu ortadan kaldıracağı için, şirketlerin maliyet hesaplarında ve muhasebe kayıtlarında şeffaflık ve kolaylık sağlayacaktır.

* Euro kullanımına geçiş ile kur riski ve döviz kuru farklılıklarından kaynaklanan maliyetler ve belirsizlik ortadan kalkacağı için özellikle birden fazla üye ülke parası ile birarada işlemlerini yürütmek zorunda olan firmalar açısından bir tasarruf sağlanmış olacaktır. Bu durum bölge ile ticaretimizi kolaylaştırıcı bir etki yaratacaktır.

* Euro bölgesi içerisinde ekonomik etkinliğin artması sonucu büyümenin hızlanması beklenmektedir. Bu durum, özellikle Türkiye gibi bölge ile Gümrük Birliği çerçevesinde tercihli düzenlemeleri olan ve yüksek ticaret hacmine sahip ülkeler açısından ticareti artırıcı etki doğurabilecektir. Bunlara ilave olarak, bölge içinde fiyatların şeffaflaşması ve rekabetçi devalüasyon tehdidinin azalması dış ticaretimiz açısından avantaj sağlayacaktır.

* Türkiye’den para Birliği ülkelerine yönelik olarak ihraç fiyatlarının bölgelere göre farklılık göstermesi söz konusu olmayacağı için, firmalarımızın en geç 2002 yılı başına kadar tüm Avrupa Pazarı için Euro cinsinden tek bir fiyat stratejiisi uygulamaları gerekebilecektir.

* Euro bölgesi içinde tek bir döviz kurunun ortaya çıkacak olması ve bu döviz kurunun da tek tek üye ülkelerin performansına bağlı olmak yerine genel olarak bölge ekonomisi temel alınarak belirlenecek olması, bölge içindeki döviz kuru dalgalanmalarının Türkiye’nin ihracat performansı üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmış olacaktır.

* Türkiye’de bugüne kadar ihracata konu olan malların sevkiyatında basılan etiketlerin üzerine her ülkenin ulusal parası ile beraber Euro değeri de yazılıyordu. Ancak bundan sonra tek tip etiket olacaktır. Bunların üzerine o ülkenin ulusal para birimi de değil, sadece Euro değeri yazılacaktır.

 * Euro’ya geçiş, Türkiye’de yastık altında tutulan Alman Markı’nın kayıt    altına alınmasını sağlayacaktır. 

  

Memet Özkan

bilgi@danismend.com

 

Yararlanılan kaynak: Export Dergisi, Ekim 2001, Sayfa 10